Bedhahlar
Bedhahlar
Buy on Leanpub

ey türk topçusu

Ey Türk Topçusu

Birinci vazifen, Türk futbol istiklâlini ve Türkiye Futbol Ligini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, futbol İstiklâlini ve futbol ligini müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Futbol İstiklaline ve Futbol Ligine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali olmayan başka bir sporun tek mümessili olabilirler. Bu düşmanların sana futbol yerine mümessili oldukları bu yabancı sporu oynatmak isteyebilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün statlarına girilmiş, bütün kaleleri ve yeşil sahaları zaptedilmiş olabilir; bütün takımları dağıtılmş ve futbol ligimiz dahi kapatılmış olabilir.

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, kulüp başkanları gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu kulüp başkanları şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet futbolsuzluk içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey türk futbolunun evlâdı!

İşte bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen; Türk Futbol İstiklalini ve Ligini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

demokrasinin kalesi amerikadır, en çok golü de onlar yer

amerika dünyanın en büyük demokrasisidir diyebiliriz - hatta amerika dünyanın -tek- demokrasisidir de desek amerika bize karşı çıkmazdı - tabii kendilerinin -demokrasi- olduğunu iddia eden memleketler vardır -türkiye bunlardan biridir- fakat demokrasi var - demokrasi var - demokrasi deyince akla gelen ilk ülke amerikadır - nasıl ki hamburger deyince macdonalds aklımıza gelirse - demokrasi deyince hemen amerika aklımıza gelir - kola deyince de hemen amerika aklımıza gelir - kolayı icad eden amerikadır zaten - bütün dünyada bu böyledir - hatta kola - yani koka kola ya da amerikancasını yazarsak coca-cola amerikanın -demokrasi- ve -bağımsızlık- sembolüdür - çünkü koka kolan ilk girer ondan sonra amerikan ordusu girer - bu böyledir - peki koka kola nedir - yapay olarak renklendirilmiş şekerli sudur - amerika deyince aslında aklımıza ilk gelmesi gereken şey demek ki -pazarlama- olmalıdır - çünkü yapay olarak renklendirilmiş şekerli suyu amerikanın -bağımsızlık sembolü- olarak dünyaya pazarlayabilen bir memleket pazarlama deyince ilk olarak aklımıza gelen memleket olmalıdır - herkesin örnek alması gereken büyük bir pazarlama başarısıdır bu - amerikan filmleri de - yani holivud hemen aklımıza gelir çünkü yerli diziler ve eski nostaljik amerikan filimleri dışında ne var başka televizyonda - yok bir şey - demek ki amerika demokraside bir numara olduğu için bu diğer alanlarda da bir numara olabiliyor - bir demokrasi olarak dünyada hegomanya kurabiliyor ve bütün ürünlerini diğer pazarlara kolaylıkla satabiliyor - neden - çünkü demokrasi olduğu için - demokrasinin bu kadar iyi ve faydalı olduğunu bilen amerika diğer memleketlerin de bu demokrasi denen şeyden faydalanmasını istiyor ve nerede demokrasinin zayıf kaldığını görünce iyiliksever amerikalı hemen askerlerini oraya yollayıp o memleketi işgal ediyor - neden - demokrasiyi yerleştirmek için - halk aydınlansın ve daha çok amerikan kolası içsin diye

genelde amerika demokrasi uğruna işgal ettiği memleketlerde 7 sene kalır ve ondan sonra geride yıkılmış ve çökmüş bir memleket bırakıp demokrasiye aç başka bir memleketin yolunu tutar - şu anda ırak amerikadan nasibini aldı - amerika da ıraka demokrasiyi getirdiğine inandı - veya en azından önümüzdeki 150 falan yıl küresel amerikan şirketleri amerikan ordusunun yıktığı ırakı yeniden yapılandırmak için amerikanın kapitalist düzenine zenginlik katacaklar - bu böyle - israil de zaten memnun - amerika geldi irakı zayıflattı - amerikadaki israil lobisi tamam yeter artık ıraktan çıkın şimdi bizim için biraz da iranı hırpalayın dedi ve amerika israilin bir kolonisi olarak tamam yaparız abi dedi ve irana yakında girecek ve iranı da yıkıp döktükten sonra kimbilir nereye gidecek -artık israil nereye derse oraya- fakat - heyhat ey demokrasiyi seven dostlar -heyhat- demokrasi aşığı vatandaşlar - demokrasi amerikanın dünyayı hegomonyası altına almasını sağlıyor - sağloıyor ama - ah vah gözlerim doldu - demokrasi amerikanın -dünya kupasında- bir maç kazanmasını bile sağlıyamıyor

bu nasıl bir şey - bu ne biçim kader - basketbol deyince amerikalı siyahiler amerikayı dünya çapında şampiyon yapıyorlar - amerikan futbolu deyince zaten amerikalılardan başka onu anlayan veya oynayan kim var - ama futbola gelince amerika hala rezil respa olmaktan kendini kurtaramıyor - hayır bu kabul edilebilir bir durum değil -olamaz- bu durum böyle devam edemez - amerikanın bütün demokratik gururu onuru şöhreti bu futbol denen şey yüzünden aşağılanıyor

ne yapmalı

amerika ne yapar

cıa ne yapar

amerikan başkanı ne yapar

ne yapacakları belli - tartışıyorlar - brezilyayı mı işgal edelim ingiltereyi mi yoksa son şampiyon ispanyayı mı

neden amerika buraları işgal etmeyi planlıyor

çünkü artık amerika –yeter– dedi - amerika demokrasi uğruna futbolu dünya yüzünden silecek ve futbol yerine beyzbolu koyacak

demokrasi bunu gerektiriyor

evet durum böyle

ingiltere futbolun doğduğu yer ve doğal olarak amerika futbolun doğduğu yerde ölmesini ister - ama - ingiltereyi işgal etmenin stratejik problemleri var - bir kere iki memleket de ingilizce konuşuyor - gerçi amerikalılara göre ingilizler garip bir ingilizce konuşuyor ve ingilizlere göre amerikalılar garip bir ingilizce konuşuyor ama sonuçta ikisi de ingilizce - ve amerikanın ingiltereyi futbol uğruna bile olsa işgal etmesi söz konusu olamaz - çünkü amerika aslında ingilterenin bir çocuğu - hala bu böyle - amerikan başkanı ingilteriyi işgal etmeye kalksa kraliçden sanki azar işitecekmiş gibi korkar - yok boşver ingilizlerle uğraşılmaz diyor amerikan başkan

brezilyaya gelince - evet amerika henüz resmi ve gayri-resmi maçlar dahil olmak üzere brezilyayı yenebilmiş değil ve gerçekten de brezilyanın bir demokrasi olduğu - en azından amerikanın standartlarına göre bir demokrasi olduğu söylenemez - o zaman amerikanın brezilyayı işgal etmeye hakkı var - böylece brezilyaya hem demokrasi hem de beyzbol aynı zamanda girmiş olur ve futbol denen demokrasi düşmanı oyun ortadan kalkmış olur

fakat amerikan ordusu şu anda brezilyayı işgal etmek için pek hevesli değil - brezilya coğrafyası amerikan ordusun sevdiği bir coğrafya değil - memleketin coğunluğu zaten jangıl - neredeyse vietnamı hatırlatıyor fakat vietnamın belkide 1000 misli daha cangıl bir yer - eğer amerikan ordusu vietnamda rezil olduysa brezilyada daha da rezil olabilir - amerikan generaller yok boşverin biz daha kolay bir memlekete demokrasiyi uygulamak istiyoruz diyorlar ve beyaz saray tamam haklısınız brezilya dünyanın en marka futbol takımı olabilir ve biz amerikan ordusunun yardımı olmadan brezilyayı hiç bir zaman yenemeyiz -hakemleri cia seçse bile yenemeyiz- tamam ama şu anda - brezilya coğrafyası çok büyük ve amerikan ordusu zaten neredeyse dünyanın her yerinde demokrasi uğruna savaş vermekte onun için tamam kahraman amerikan ordusunu şu anda brezilya ile uğraştırmayalım der beyaz saray

peki ispanya

ispanya da olmaz -neden- çünkü amerikanın seçmenlerinin yüzde ellisinin üstünde bir rakamı ispanyolca konuşan seçmenler - şimdi pragmatik olarak başkanın her şeyden önce tekrar seçilmeyi ön plana alması lazım - tamam doğrudur - amerikada yaşayan meksika kökenli bir seçmen - ispanya meksika maçında - doğal olarak meksikayı tutar - ama amerika ispanya maçında aynı meksikalı ispanyayı tutar - neden - çünkü adam ispanyolca konuşuyor ve amerikada bir restorantda komi olarak çalışıyor - neden amerikayı tutsun ki - amerikada para biriktirip zaten memleketine ger dönecek - yok ispanya da olmaz - üstelik amerika ispanyayı işgal etmeye kalksa fransa en başta olmak üzere bütün avrupa birliği memleketleri şamata yaparlar - bir harekete geçip ispanyayı koruyacaklarından değil - amerika ispanyayı işgal etse umurlarında olmaz - sadece biz bu durumdan nasıl faydalanabiliriz diye fırsat kollarlar - pasif dururlar ama amarika karşıtı bir sürü politik laf üretirler ve avrupa birliğinin inanılmaz karmaşık bürokrasisi amerikan ordusunu direk olarak bile elenseye çekebilir onun için yok ispanya da olmaz - ispanyayı işgal et ve avrupa birliği bürokrasisine yenil - bu ne rezalet - amerikan generaller nato deneyimlerinden zaten avrupa birliği bürokrasinin ne menem bir şey olduğunu biliyorlar - yok boşver - gider afrika çöllerinde görünmez bir düşmanın pençelerinde can veririz daha iyi diyor amerikan generaller

bu avrupa birliğine bulaşmaya hiç gerek yok

uzun uzun düşündükten sonra aylar süren tartışmalar sonucunda - beyaz sarayda - cıa merkezde - efbiay memurları ile muhabbet falan derken - sonuç olarak amerikanın diğer hiç bir dünya gücünü kızdırmadan işgal edebileceği tek memleketin türkiye cumhuriyeti olduğunan karar verilir

amerika hayatının en büyük hatasını yapmıştır - işte anlatacağımız hikaye budur

amerika dünya yüzünden futbol denen spor mu din mi olduğunu tam olarak anlayamadığı ve hiç de oynayamadığı bu futbol denen şeyi yeryüzündem yok edip yerine anladığı ve iyi oynadığı beyzbolu kurmak için türkiye cumhuriyetini -daha doğrusu- yeni adı ile spor toto süper ligimizi işgal etmeyi seçmiştir - amerikanın sonu mu olacaktır bu - futbol ile yatıp kalkan bir beşiktaş taraftarı aniden beşiktaşın bir beyzbol takımı olduğunu okuyacaktır bir sabah gazetelerde çayını içerken - tepkisi ne olacaktır

inanılmaz bir hikaye - okumaya devam edin

amerika en azından ligin bitmesini bekleyebilirdi - ama beklemedi - fenerbahçe galatasaray derbisi oynanırken şükrü saraçoğlunda sikorskiler aniden belirdi - fenerbahçenin iki sezondur satmaya çalıştığı guizanın sonradan girdiği bu maçta inanılmaz bir şekilde hat trick yapması ve fenerbahçenin 3 sıfır önde olduğu karşılaşmada sikorskilerin farkına varan taraftarlar doğal olarak sikorskilerin galatasarayın bir numarası olarak algıladılar ve küfürlü tezahürata başladılar - sikorskilerden ipten merdivenler açılıp ellerinde silahlar son moda kamuflaj giysileri ile askerler sahaya inmeye başlayınca bu sefer taraftarlar mavi marmarayı hatırlayıp israilin bir oyunu ile karşı karşıya olduklarını zannedip israel alehinde küfürlü tezahürata başladılar - askerler sahaya inince sikorskilerden bozuk bir türkçe ile taraftarlara sakin olmaları ve bunun bir amerikan barış harekatı olduğu anonsu geldi - hakem maçı durdurdu - bu sefer hakeme yönelik küfürlü tezahürat başladı - taraftarlar amerikan askerlerine su şişeleri atmaya başladılar - bunun üzerine amerikan askerleri mermilerine kapalı tribüne boşalttılar

polisler ne yapacaklarını şaşırmış durumda - galatasaray başkanı sahayı terkederken kameralara yakalandı - bunu gören tribünler her şeyi unutup galatasaray başkanının sülalesinin seçeresine mevlut okumaya başladılar - bu arada bir amerikan askeri galatasaray kaptanının ellerini kelepçelerken görüntülendi - galatasaray taraftarları kendilerine ayrılan küçük alanda sinirli hareketler yapmaya başladılar - volkan demirel kalesinden ayrıldı ve olayların olduğu yere geldi ve amerikan askerlerinden birine kafa atarken görüntülendi - bunun üzerine bir dipçik darbesi ile kendini yerde buldu ve o anda en azından 3 ay sahalardan uzak kalacağını anladı çünkü amerikan askeri hiç de düşünmeden eski sakatlığının tam da üstüne vurmuştu - bu arada açık tribünler üç sıfır galibiyetin haybeye gidebileceğini düşünmeye başlamışlardı - bir tribün nasıl düşünür bilemiyoruz fakat saraçoğlunun zayıf tellerini zorlayan taraftarlar sahaya inmeye başladılar - bu askererlin türk askeri olmadığını anlamışlardı - yani o zaman korkacak bir şey yoktu - amerikalı olmuş - israilli olmuş farketmez - zaten sahada ne amerikalı ne de israilli futbolcu vardı - seyircilerin sahaya indiğini gören askerler futbolcuları kelepçelemeyi bırakıp taraftarlara ateş açtılar - fakat sonuçta saraçoğlunda tk seyirci vardı - bu seyircilerin 5 bin tanesi galatasaraylı desek ve onlar üç sıfırlık maçın bu şekilde sikorskilerin inmesi ile yarıda kalmasını umursamaz olabilirler - fakat geriye kalan tk fenerbahçeli taraftar bu maçın olümüne 3 sıfır bitmesine ve tekrarlanmamasına kararlılıdırlar - amerikan askeri ıraktaki mülayim halkın tepkisizliğini beklerken birden kendilerini 30 bin fanatik fenerbahçelinin ortasında bulmuşlardır - bu yıllarca belki de yüzyıllarca tartışılacak bir olaydır - eğer amerika aynı harekati adanın bir maçında yapsaydı ne olurdu - adadaki stadlarda seyirciler neredeyse taç cizgisine yakın oturuyorlar - arada tel bile yok - onların tepkisi ne olurdu - sahaya mı dolarlardı yoksa amerikalı askerleri bağırlarına mı basarlardı - ya ispanyada - ya italyada - ya almanyada -

bilemiyoruz ama şu anda amerikan askeri zor durumda - bütün dünyayı korkmadan işgal eden amerikan askerleri şu anda sarı kanarya taraftarları tarafından sıkıştırılmış durumdalar - fenerbahçe taraftarı artık ezeli rakibi galatasarayın kaptanının bir amerikan askeri tarafından kelepçelendiğini gördü - artık ne fener ne galatasaray kaldı - önemli olan futbol ve futbolun düşmanı amerikan ordusuna karşı futbolu ve spor toto süper ligini korumak - sonuna kadar -ölümüne - ve işte amerikan askeri kendi sahamızda bize kafa tutmaya çalışıyor - yok ya - burası saraçoğlu - buradan çıkış yok - sahadaki askerlerin toplam 10 bin mermisi var diyelim - yine yetmez - taraftar 50 binin üstünde ve sahaya doğru akmaya başladı - askerler ateş ediyorlar - makinalı sesleri - sahada yere yıkılan taraftarlar görünüyor ekranda görüntüleniyor - artık fenerli taraftar çılgına dönmüş durumda - kendini sahaya atıyor - askerler korku içinde ve ölülerin üstünden atlayan taraftarlar amerikan askerlerine doğru ilerliyor - sikorskilerden ingilizce çekilin dye emir geliyor - ip merdivenler sahanın ortasında birikmiş askerlerin son ümidi - mermisi bitmiş tüfeklerini bırakıp ip merdivenlere doğru koşuyorlar - çok geç - taraftarlar onları yakalayıp saha dışına çekiyorlar - joni hav ar yu diye diyalog kurmaya çalışıyorlar - sonuçda askerin bir kabahati yok onu buraya yollayan aptalları asıl yakalamak gerekiyor - durumun ümitsiz olduğunu anlayan sikorskiler askerleri bırakıp geldikleri yere doğru gitmeye başlıyorlar - tam amerikan usulu bir harekat - at askerleri düşmanın ortasına ve durum kızışınca çek git - fifa kokartlı tecrübeli hakem hemen otoritesini ele alıyor ve sahayı boşalttırıyor ve taraftarlar tribünlere dönüyorlar - kimisi fırsattan istifade saha kenarından maç seyretme zevki için orada kalıyorlar tabiki - ve sinmiş durumda olan polislerin zaten hiç bir şey demeye istekleri yok - maç tekrar hakem atışı ile başlıyor - tabii amerikan askerlerinin futbolcuların bileklerine koydukları plastik kelepçeler kesildikten sonra - silahlarını bırakan askerler maçı seyretmeye başlıyorlar ve amerikanın futbola karşı ilk harekatı başarısızlıkla sonuçlanıyor - fakat bu demek değil ki dünyanın tek süper gücü amerika bu kadar kolay fenerbahçe taraftarlarına yenilecek

okumaya devam edin

çimenler rüzgarda havalanır

bu ikinci bölümde galatasaray başkanının olaylara tepkisini anlatmaya çalışacağız

şu andan itibaren türkiye spor toto süper ligi yoktur - bu nasıl olur - ya da nasıl lig olmaz - ligimiz iyi kötü 50 senedir yerinde - ve artık giderek avrupada ses getiren bir lig - kalite futbolcular ligimizde oynamak için 35 yaşına gelmeyi beklemiyorlar guti henüz 33 yaşında ve beşiktaşta en parlak yıllarını yaşayacağını biliyor - seyircimiz avrupada ve belki de dünyada tek - üstelik futbol otomotiv ve tarımdan sonra türkiyenin üçüncü büyük endüstrisi - futbol takımları güçlü kuruluşlar öyle lig bitti olur mu ya - lig bitti lafını taraftara - başkanlara - futbolculara ve futboldan geçinen bunca insana nasıl anlatırsınız - işte spor bakanımızın vazifesi buydu - değerli bakanımız futbol federasyonu başkanını aradı ve takımları bilgilendirmesini istedi ve böylece sorumluluğu ona devretmiş oldu - bütün futbol takımları bundan sonra beyzbol takımı olacak ve her takım sahasını beyzbol sahasına çevirecek - kendi parası ile

futbol federasyonu başkanı galatasaray başkanı ile görüşmeye pek hevesli değil - son zamanlarda hakemlerin galatasaray aleyhine verdiği kararlar yüzünden medyada birbirlerine üstü kapalı ithamlarda bulunmuşlardı ve şimdi telefonda görüşüyorlar işte - ikise de birbirlerine gayet profesyonelce ve nezaket kuralları dahilinde konuşuyorlar - federasyon başkanı haberi alıştıra alıştıra vermeye çalışıyor - gelecek haftaki maçınız iptal - neden iptal oluyormuş unutmayınki olaylar fenerin sahasında oldu - bizim ne suçumuz olabilir - fenerle alakası yok bunun - bütün maçlar iptal - milli takım arasını bir hafta öne mi aldınız - hayır - milli takımın maçları da iptal - neden - spor toto süper ligi şu andan itibaren tarihe karışmıştır - ne oldu sponsor mu değişti yine bu yüzden maç iptal edilir mi - ben zaten sponsor fikrinin markalaşma açısından iyi olmadığını düşünüyorum - almanyaya bakın lütfen adamlar bundesliga demişler bir kere - bir sene mercedes bundesliga bir sense volkswagen bundesliga mı diyorlar - hayır - bundesliga demiş bitmiş - italyanlara ingilizlere bakın bir isim koymuşlar onunla gidiyorlar - biz neden ikide bir sponsor değiştiriyoruz - sayın başkanım bu konunun sponsorla alakası yok - o zaman lig tarihe karışmıştır ne demek nedir açıkça söyle - daha detaylı olarak anlatmak için bir heyet metin oktay tesislerine doğru yola çıkmış durumdalar belki de varmışlardır - ne heyeti bu

başkanım bir amerikan generali sizinle konuşmak istiyor musait misiniz - hayır müsait değilim randevusu var mıymış - yokmuş başkanım - söyle beklesin telefondayım

amerikan generalini bir saat kadar bekleten başkan nihayet gelsinler diye işaret eder - general ve askeri korumaları girer - general selam çakar - başkan tamam tamam resmiyete gerek yok oturun der - çay getirin diye emreder - nasıl size yardımcı olabilirim - spor toto super league has been suspended for an indefinite period of time - ne diyorsun ya - oğlum bu adam amerikanca konuşuyor galiba - başkanım kolundaki amerikan bayrağından zaten amerikan olduğunu anlamıştım - sizin de bildiğiniz gibi amerikada türkçe yerine amerikanca konuşurlar - tabii doğal olarak - generale dönerek - one minute - one minute - oğlum şu kewelli çağırsana avustralyalı değil mi o da ingilizce konuşuyor - başkanım kewell iyi ingilizce biliyor ama türkçesi biraz zayıf - iyi o zaman tercümanı yok mu onu getirin o kadar para veriyoruz bu tercümanlara

merhaba gel gel - şu generalin dediklerini bir tercüme et bakalım - emredin başkanım - diyor ki şu andan itibaren galatasaray bir futbol takımı değil bir beyzbol takımıdır diyor - tabii tabii paşam çok haklı benim dönemimde gerçekten de beyzbola yeteri kadar önem veremedik - aynen paşama ilet - galatasaray sadece bir futbol klübü değil bir spor klübüdür - türkiyenin en köklü spor klübüdür - amerikada bile galatasaraydan köklü bir spor klübü yoktur -bunu tercüme etme alınmasın- bizim basketbol şubemiz var - voleybol şubemiz var - yüzme klubümüz var - biz her sporda varız - bir de beyzbol şubesi açarız ve bu eksiğimizi tamamlarız kendisine bize bu fırsatı verdiği için çok minnettarım - zaten çok geç kaldık bile - dur tercüme etme - yardımcı başkana hitaben - bizim şu ali diye genç bir çocuk vardı amerikada okuyordu bir ara o beyzboldan anlar - çağırın beyzbol şubesi başkanı diye takdim edin - konuşsun bunu adamı ikna etsin

başkanım - general galatasaray spor klübünün başarılarından haberdar olduğunu söylüyor - o sadece galatasaray futbol klübünün bu günden itibaren kapandığını ve artık galatasaray futbol klübünün galatasaray beyzbol klübü olarak spor başarılarına devam edeceğini söylüyor

kim kimin klübünü kapatıyor ya -dur tercüme etme oğlum- ben et demeden tercüme etme - galatasaray futbol klübünü kim kapatabilir -iyice sinirlenir başkan- ulan küme düşeriz yine de kapanmayız - yok böyle bir şey galatasaraylılık ruhunda - hele benim dönemimde olamaz böyle bir şey

başkanım - galatasaray beyzbol klübünün değerli başkanı olarak sizi tebrik ediyor - ve gitmek için izin istiyor

tamam güle güle gudbay paşam - yönetim kurulu acil bir şekilde toplanıp bu konuyu görüşecek ve size beyzbol şubesini en kısa zamanda açacağımıza ben galatasaray başkanı olarak işte şahsen söz veriyorum

general yine aynı resmi selamını verip çıkarken bir şeyler daha söyler - ne dedi - beyzbol kural kitabını yollayıcakmış yarın - sahanızı hemen değiştirmeye başlayın dedi - sahanın ortasına küçük toprak bir tepe yapılacakmış

çimleri daha yeni yaptırdık bu adam ne diyor yahu

evet - galatasaray başkanı da artık durumdan haberdardır - amerikan ordusu her ne sebepten ise türkiye spor toto süper ligini bitirmek istemektedir - başkanın sahibi olduğu holding zaten amerikan şirketleri ile ortaklaşa bir çok otel ve rezidans geliştirmektedir - başkan hem iyi ingilizce konuşur hem de yukarda anlatıldığı gibi amerikalı bir generalin ingilizce konuştuğuna şaşacak kadar cahil bir insan değildir ama klüpte çalışanların yanında onlardan biriymiş gibi davranmaktan hoşlanır - başkan hem futboldan anlar hem de uluslarası ticaretin nasıl işlediğini bilir - amerikadaki beyzbol sporunu kontrol eden şirketler demek ki pazarlarını genişletmek için dışa açılmak istemektedirler - amerikayı kontrol eden sigorta şirketleri ve büyük enerji şirketleri ve küresel silah imalatçıları ve devasa mütaahit şirketler hep amerikan ordusu ile işbirliği halinde olmuşlardır - onlar amerikan politikacılarına yeteri kadar bağış yapıp amerikan ordusunu pazarlarını geliştirmek istedikleri ve demokrasi eksiği olan bir memlekete yollatırlar ve yıkıp dökmesini ve pazarlarını geliştirmek için ne yapması gerekiyorsa yapmasını söylerler - zaten buraya gelen bu general hazretleri emekli olunca şimdi pazarını açtığı özel sektör şirketlerinden birine danışman olarak girecektir ve orduda kalan arkadaşlarına sivil olarak çalıştığı şirket adına lobi yapacaktır - amerikalılar buna -revolving door- yani döner kapı derler - asker sivile geçer ve amerikanın menfaatlarini sivil yollardan kollar - iyi de amerikan beyzbol şirketlerinin türk pazarına bu kadar değer vermeleri ve önemsemeleri enteresan - yani müslüman bir memlekette domuz tüccarlığına soyunmak gibi bir şey bu - futbolun bu kadar köklü olduğu bir yerde beyzbolu kim takar

başkan tabii tamamen yanlış düşünmektedir - durum çok daha vahimdir - amerika türkiyeden başlayıp futbolu dünya yüzünden silecektir

galatasaray başkanı amerikanın şimdiye kadar insanlığa karşı işlediği suçlar arasında en büyüğü olan bu suça ortak olacak mıdır

rölantide dönen helikopter pervanesinin sesi ritmik sesi metin oktay tesislerinin alışık olmadığı bir sestir - başkan elleri arkasında kenetlenmiş düşünceli düşünceli odasından çıkar ve teknik direktörün odasına doğru gider - pencereden sahaya bakar - general sahanın ortasına inmiş helikopterine doğru askeri adımlarla yürümektedir - helikopterin pervanesi havalanmaya hazır dönmektedir - general filimlerdeki gibi pervanenin altına gelince başını eğer - çimenler rüzgarda havalanır - korumalar da biner helikoptere teker teker - ve erin biri içerden kapıyı kapatırken helikopter havalanır - bütün bu detayları vermemizin sebebi başkanın o anda derin düşünceleri arasında bütün bunları görmesinden ve spor toto süper liginin ve galatasaray futbol klübünün çok önemli kararların beklediğinin bilincinde olmasındandır - başkan geride kalan bir amerikan timinin top toplayan çocukların şaşkın bakışları arasında her topu bıçaklayıp patlattığını da görmüştür

işbirlikçi medya zaten her zaman vardı

peki amerika bu kadar aptal mı - general saf olabilir - başkan tam türk işi generali bir saat bekletti ne kadar meşgul biri olduğunu ve sadece üç yıldızlı bir amerikan generali ile harcayacak vakti olmadığını belli etti - general de başkan çok meşgul galatasarayın önemli işleri ile uğraşıyor diye kuzu kuzu bekledi - aslında başkan federasyon başkanı ile konuştuktan sonra kızını aradı ve düğünü için masrafların galatasarayın transfer masraflarını aştığını ve bu konuda gurur duyması gerektiğini kızına söyledi kızı da hala daha fazla masraf çıkarıyordu

hayır amerika ne aptal ne akıllı - amerika sadece sisteme göre hareket eder - aynı alman veya doğu bloğu ülkelerinin oynadığı futbol gibi amerika bütün hareketlerinde belli bir sisteme göre hareket eder - sisteme göre ise amerikan ordusu bir memlekete girmeden önce cia o memleketin alt yapısını ayarlar ve işbirlikçi sınıfını aktive eder - cia da para çok - amerikan halkı vergilerini neden ödüyor ki cia rahat çalışabilsin diye - amerikan sistemi amerikan ordusu türkiyeye gelmeden önce de işini yaptı ve ordu geldiğinde cia çoktan alt yapıyı hazırlamıştı - işbirlikçi medya zaten her zaman vardı - onlar cianın yayınladığı haber bültenlerini zaten hep sevmişlerdir - şimdi de cia beyzbolun ne kadar türkiyenin kalkınmasına yararlı olacak bir spor olduğunu güzel yazılmış yayınlamaya hazır haber bültenleri olarak basına yolladı - işbirlikci basın da yayınladı - bir beyzbol fırtınası esmeye başladı ülkede - bu propagandaya göre futbol zaten avam takımının sporu - futbol kaba saba bir spor - zaten bütün dünyada futbol oynayanlar azalmakta - beyzbol ise entel kitlelerin sporu ve amerikan filmlerini seven herkesin doğal olarak sevmesi gereken bir spor - cia aynı zamanda işbirlikçi iş adamları ile anlaşıp beyzbol klüplerini kurmuş bile - artık istanbul yankees diye bir takım var - batı türkiye beyzbol liginin ilk takımı bu istanbul yankees - beyzbol geleneğine göre - memleket iki lige ayrılır doğu ve batı ligi diye - bu iki ligin şampiyonları da -dünya kupası- denen finalleri oynarlar - bu bir gelenek - bunu gelenek olarak kabul edin yoksa bir memleketin doğu ve batı liginin şampiyonları -dünya- kupasını oynar mı - dünya bu kadar küçük mü - amerika derse oynar - beyzbol geleneği böyle - doğu ligini kurmak için cia avrupalı dostlarımızın doğu bölgelerinde zaten var olan teşkilatlarını kullanarak kürt vatandaşları beyzbol fanatiği olarak geliştirirler - doğuda şimdi de bir futbol beyzbol düşmanlığı yaşanmaya başlandı - bu ingilizler işlerini biliyor velhasıl - ingiliz-kürt işbirliği zaten biliniyor fakat futbol düşkünü ingilizlerin kendi futbolcu ruhlarına ihanet edip kürt vatandaşları beyzbol düşkünü yaparlar mı - yaparlar - önemli olan türkiye spor toto liginin bitirilmesi - ondan sonrasına bakarız diyor ingilizler - ingilizler hesabını bilir - zaten ege bölgesinin yüzde ellisi şu anda ingiliz - onlar da beyzbola dönse türkiye bir beyzbol memleketi olacak - doğu ligi hemen kuruldu bile diyarbakır sur beyzbol klübü - van gölü beyzbol klübü - hakkari sınır beyzbol klübü gibi klüpler anında doğu beyzbol liginin takımları olarak cia ve işbirlikçi iş adamları tarafından kurulmuş ve amerikalıların dediği gibi -bahar antremanlarına- başlamışlar bile

beybol ligi kurulmuş ne yazar - beyzbol olması futbolu öldüremez ki -

başkanın çıkışı aslında daha önceden planlanmıştı

şimdi bu olayın tam tersini düşünelim - amerikada aniden beyzbol yasaklansa ne olur - abartısız söylüyoruz amerikan imparatorluğu çöker - belki çöker - çöker mi - yüzde elli çöker - diye kararsız kalmıyoruz - evet - beyzbol yasaklandığı anda amerikan imparatorluğu çöker diye kesin bir bildiride bulunuyoruz - peki amerikan futbolu diye bilinen fakat futbolla alakası olmayan spor yasaklansa amerikan imparatorluğu çöker mi - hayır - ekonomik etkisi belki hissedilir ülke çapında - fakat amerika diye bildiğimiz imparatorluk amerikan futbolunun yasaklanması ile çökmez fakat beyzbol amerikan ruhuna o kadar işlemiştir ki - beyzbol öldüğü an amerika da ölecektir

futbolun dünya memleketlerinde aynı beyzbolun amerikada olduğu gibi insanların ruhunda işlemiş bir tutku olduğunu bilen amerika o zaman paradan sakınmayacaktır - mesala kombine satışlar var - futbolu bu kadar seven bir insan galatasarayın bütün maçlarını tabiiki görmek isteyecektir ve kombine bilet alacaktır - aniden lig bitti diye bir laf çıktı ve bu adamın elindeki kombine biletler bir kağıt parçası niteliği aldı - amerika bu detayları da düşünmüştür - bu sebepten dolayı amerikan generalinden sonra amerikalı bir iş adamı türkiye iş piyasası geleneklerine uygun yollardan galatasaray başkanı ile görüşmek üzere sekreterini arayarak bir randevu alır ve bu sefer başkanın istanbuldaki uluslarası otellerinden birindeki konferans salonunda amerikan iş adamı ve grubu ve başkan ve grubu iki küresel holdingin başkanları olarak iş konuşmak üzere bir araya gelirler - şimdi durum tamamen değişmiştir - önce amerikan generali geldi gövde gösterisi yaptı - ve başkanın bu tip ilkel gövde gösterilerine karşı nasıl bir tavır koyduğunu gördük - eskiden amerika bir işi olduğu zaman altıncı filoyu beşiktaş kıyılarına çekerdi ve beşiktaşta barbaros meydanında cianın adamları yanki go home diye gösteri yaparlardı - amerika filosuna cianın protesto yapması bir gelenektir - fakat bugün ne o eski amerika var ne o eski altıncı filo var ne o eski cia var ve ne de o eski türkiye var - bu tip ilkel gövde gösterileri 2004 uefa şampiyonu galatasarayın başkanına yemez ve yemediğini sadece üç yıldızlı amerikan generaline zaten gösterdi - general bir saat bekledi ve iki saat da beklerdi - koskaca fatih terim yönetiminde uefa şampiyonu olmuş bir takımın efsane kaptanı metin oktay tesislerine gelmiş generalmiş değilmiş kaç yıldızı varmış bunlar önemsiz - her neyse - şimdi ilerlemiş ilişkilerimiz doğrultusunda general ve timi direk olarak metin oktay tesislerine inip başkanla görüşebiliyorlar ve başkan aynı ilerlemiş türkiye amerika ilişkilerine göre general posta koyabiliyor

amerikan iş adamı beyzbolu bütün dünyaya yaymak için amerikanın özel olarak kurduğu american global home runs inc. veya türkçeye direk olarak çevirirsek amerikan küresel ev koşuları anonim şirketi - şirketinin genel kurul yönetim başkanı olarak bu göüşmelere katılıyor - tabii beyzbol bilmeyenler için tamamen anlamsız bir şirket adı onun için zaten amerikalılar bunu her gittikleri memleketin anlayacağı bir isimle tanıtıyorlar - türkiyede tanıttıkları isim zimbo - bu da anlamsız bir kelime fakat anlamsız olduğu için gençlere hitap eden bir kelime ve bunun bir internetle alakalı bir ingilizce kelime olduğunu sanan gençler hemen bu kelimenin çekiciliğine kapılıyorlar ve aynı zamanda gençlere hitab eden bir logo ile sunulduğu için - ve zimbo - futbol üstü spor - gibi bir de saçma bir slogan bulmuşlar - fakat başkan logoya değil paraya bakıyor - amerikalının teklifi gerçekten çekicı - galatasarayın bütün borçları siliniyor - bu bir - iki - aslantepe bitiriliyor ve bütün borçları ödeniyor ve dünyanın en büyük beyzbol stadı olarak tanıtılıyor - bütün futbolcuların alacakları anında veriliyor - başkan belli etmese bile gözleri bir anda parlıyor - tamam amerika cia aracılığı ile mutlaka galatasarayın futbolculara ne kadar borcu olduğunu biliyordur - fakat gerçekten biliyorlar mı - ve biliyorlarsa - gerçekten galatasarayın futbolculara olan borcunu ödeyecekler mi - başkan bu borcun ne kadar olduğunu biliyor ama ilk iş olarak amerikalı iş adamının bilip bilmediğini anlaması lazım ki iki mislini isteyebilsin - amerikalı daha sonra kombine biletlerin -tamamının- iade edileceğini söylüyor - bu konuda da problem yok - galatasaray futbol klübü kendini feshedip beyzbol klübü olduğu an hayal edilemeyecek bir ekonomik bağımsızlığa ulaşacak - peki statları nasıl dolduracak - türkiyede hangi seyirci televizyondaki dizileri bırakıp 3 saat süren beyzbol maçını seyretmeye gelir - hadi bir kere geldi - ikincisinde yanında pilli televizyon getirdi ve göz ucuyla beyzbol seyrederken dizi heyecanını da tatmin etti - tamam - bir daha gelmez ki - bu beyzbol denen oyun o kadar sıkıcı bir şey ki - ne gol atan var - ne gol yiyen var - üstelik top ile oynanmıyor - bir çeşit top belki ama tahta sopalarla ancak vurulabiliyor ayakla değil - türk karakterine tamamen aykırı bir oyun - amerika bütün bunları düşünmüş - galatasaray -2- evet iki - sezon boyunca sıfır seyirci ile oynasa bile bütün hasılatı amerikan devleti takır takır ödeyecek - ama yine olamaz - futbolcular aniden beyzbolcu olacaklar - oynamazlar - milyon dolar versen oynamazlar -oynarlar- diyor amerikan iş adamı - bütün futbolculara beyzbol üniforması giydirilip maaşları iki misline çıkartılacak - yine amerikan devleti garanti ediyor - galatasaray başkanı artık amerikanın gözü dönmüş bir manyak olduğunu anlıyor - beyzbol bunların beynini sulandırmış - fakat - başkan uluslararası işlerden anlasa bile amerikanın çıtayı hangi seviyede tuttuğundan haberi yok - mesela amerika ıraka gittiğinde -saatte- 1 milyar doların üstünde para yiyor - amerika türkiyede oynayan bütün futbolcuları satın alıp onları beyzbol oyuncusu yapsa ve bu yolla futbolu öldürüp beyzbolu koysa amerika yine karlı - şu anda amerika bir deneme yapıyor - bir sistem geliştiriyor - bakalım galatasaray başkanı ne yapacak - türkiye spor toto süper liginde geliştirdikleri bu sistemi alıp almanyaya fransaya ingiltereye ve sonunda brezilyaya taşıyacaklar - ve oradaki futbol liglerini de bitirecekler - düşünün türkiyede başlayan amerikan macerası brezilyada futbolun bitmesi ile son bulacak - amerikanın istediği bu ve başkan bile amerikanın konuştuğu paralar karşısında biraz doğrusu şaşırmış durumda ve kızının telefonunu bahane ederek toplantıdan ayrılıyor ve onunla birlikte başkan yardımcısı da müsaade istiyor ve dışarda mütalaa edecekler - önemli olan galatasarayın menfaatleri - bu doğrultuda bir karar verecekler

başkanın çıkışı aslında daha önceden planlanmıştı - otelin sadece bu gibi durumlarda kullanılmak üzere tamamen emniyetli ve gizli bir odasında cinın bile deşifre edemiyeceği bir bağlantı ile fenerbahçe beşiktaş trabzonspor sivasspor ve bursasporun başkanlarının hazır bekledikleri bir video konferansı hemen başlıyor - başkan hiç vakit kaybetmeden ekranda gördüğü adı geçen başkanlara durumu anlatıyor - ilk aldıkları karar şu - futbol ve ligimiz her şeyden önce gelir - ligimizi kapatmak söz konusu olamaz - ama öte yandan galatasaray başkanı amerikalıya bir sorsun bakalım amerika adı geçen takımlara da aynı şartlar altında bütün borçlarını ödemeyi kabul ediyor mu

hafif tanklarından inen amerikan askerleri kendi köfte ekmeklerini dolar karşılığı alırlar

sonuçta galatasaray başkanı liderliğinde bütün başkanlar sanki hiç bir şey değişmemiş gibi maçlara çıkmaya karar verirler - evet amerikanın sunduğu para çekiçidir - amerika bütün süper lig takımlarının bütün borçlarını ödeyecektir - takımlar borçlarını şişirme imkanı da bulacaklardır ve kara bile geçebilirler fakat futbol bu insanların ruhuna işlemiştir - beyzboldan anlamaz bu insanlar - tek aşkları futboldur -tamam- işin en aslına bakarsak bu insanların tek aşkı paradır gibi görünür - ama - aslında kendilerine bile itiraf etmeseler bile futbol tek aşklarıdır - sonuçta hemen hemen hepsi eski futbolcudur - yıldız olamamışlardır - yöneticiliğe geçmişlerdir - futbol dışında bir hayatları yoktur

taraftarlar stada gelirler - amerikan askerleri bu sefer daha dikkatlidirler ve taraftarları içeri bırakmazlar - takımların otobüsleri gelir - onlar da stada giremez - tv kameraları bu durumu çeker - zaten amerikanın da istediği budur - bütün dünya televizyonalarında türkiyede futbolun yasaklandığı ve futbolun yerine beyzbolun oynanacağı duyurulur - amerika acaba bir hata mı yapmaktadır

ellerinde silahlar amerikan askerleri taraftarlara karşı koyarlar - taraftar şişe atar - taş atar - köfte ekmek yer kağıdını atar - kola içer kutusunu atar - amerikan askeri umursamaz - stadlara kimse giremez - inönünde beşiktaş trabzon maçı oynanmalıdır fakat oynanamaz - beşiktaşlı taraftar guti ve quershma ikilisini görmeye gelmiştir - görmeden gitmeye niyeti yoktur - kapıdaki askerler tehlikeyi sezer ve yardım isterler - yeni askerler gelir bunlar hafif tanklarda bazukaları vardır taraftarlara çevirirler - ve ateş ederler - beşiktaş uğruna cennete gidecek taraftarlar şehit olmuştur - beşiktaş duruşunu henüz anlayamamış ve erkekliğin yüzde doksanı kaçmaktır prensipine inanan ve bileti olmayan taraftarlar bir anda dağılıp yok olurlar - amerikanın futbol konusunda şakası yoktur

inönüde bu hafta maç yapılmayacaktır - hafif tanklarından inen amerikan askerleri kendi köfte ekmeklerini dolar karşılığı alırlar - o kokuya dayanmak amerikan askerlerinin bile harcı değildir

iki takım da sahada yok ama seyirciler ve top var - o zaman maç yapılır

trabzon savaşa alanına döndü - bu şaşılacak bir şey değil - trabzonspor taraftarı inönünde olan olayları televizyonda gördü - ya bu maç oynanır ya bu maç oynanır dedi - amerika da aynı dersi aldı bu sefer avni akerin etrafında sadece ellerinde makinalı askerler değil fakat zırhlı araçlar ve startejik noktalara yerleştirilmiş 3 tank var - bu tanklarların bir eski modeli aslında bizde de var - fakat şu anda israil tarafından elektronik tesisatı yenileniyor - zaten devlet şu anda tarafsız kalmayı tercih ediyor sonuçta bu bir spor problemi devlet güvenliğini tehdit eden bir durum yok ortada

trabzonspor taraftarı maç saati yaklaştıkça stadın etrafını dolduruyor - kalabalıkların da alışkanlıkları vardır - taraftar her hafta takım kendi sahasında oynadığı zaman belli bir saatte stada gelmeye alışmış ve bugünkü maç için de stada geliyor - ama bu sefer taraftarın elinde kazma - kürek - keser - tırmık - sopa - bıçak - neyse ne bulabilirse almış gelmiş - eğer maç yapılmazsa en kötü ihtimal - avni aker de beyzbol maçı da yapılmaz - stat yıkılır yine de bu futbol mabedinde beyzbol oynanmaz - ondan taraftar elinde yıkıcı aletlerle stada doğru geliyor - amerikan askeri de tetikte bekliyor - trabzon inşaat sektörü kepçe ve kırıcıları taraftarın emrine vermiş - onlar da yavaş yavaş taraftarın arkasında birikmeye başlıyor - ya maç yapılacak ya da stat yerle bir edilecek - amerika henüz ne gibi bir güçle karşı karşıya olduğunun farkında değil - alışmış kudurmuştan beterse - bu taraftar maç saati gelince stada girmeye alışmış - ve işte kapıların açılma saati geldi - taraftar sabırsızlanıyor - amerikan askerlerinin kurduğu barikatlara doğru bir zorlama var - amerikan askeri hala elindeki makinalı tüfeğin trabzon taraftarını ürküten bir şey olduğunu zannediyor elleri tetikte bekliyorlar - kendilerini hala ırakta zennediyorlar - kapıların artık açılması lazım - elinde tırmık bir trabzon taraftarı amerikan askerini tartaklıyor ve amerikan askeri hemen cevabını veriyor - makinalısını konuşturuyor - bir tetiğe dokunuşunda makineliden en azından 50 mermi çıkıyor ve elinde tırmıkla amerikan askerini tartaklayan taraftarın vucudunda delikler açıyor - taraftarın bordo mavi kanı avni akerin saha kadar kutsal olmasa da yine kutsal olan saha dışı topraklarına dökülüyor - taraftarın beklediği de zaten bu - ve trabzonspor taraftarı dökülen bordo mavili kanı görünce kendini kaybediyor ve amerikan askerlerine karşı atağa geçiyor

şimdi atak devam ederken bir hesap yapalım - inönünden dersini alan amerika avni akere 1000 civarında asker yolluyor - yeter mi ya - amerika farkında değil - bu askerlerine hepsinin 500 tane mermisi olsa desek ve işte 1000 çarpı 500 ne eder 50 bin mermi eder - fakat bir amerikan tetiğe dokunduğunda en azından makineliden 50 mermi fışkırıyor - yani amerika taş çatlasa 100 bin taraftar öldürebilir - fakat her askerin bütün mermisini kullanabileceği şüpheli - sonuçta - 150 bin bir taraftar - hatta maçı genelde lig tv den seyreden tatlı su taraftarı bile bugün avni akere futbol uğruna kendi spor toto ligini ve stadını korumaya gelmiş - amerika farkında değil - asker ateş açıyor - elinde tırmık - keser - balta - bıçak neyse taraftar yere düşüyor arkasında hemen yeni saflar düşenlerin yerini alıyor - sonuç belli amerikan askerinin mermisi bitiyor - bu bir matematik kanunu - 100 bin civarında trabzon taraftarı amerikan mermilerine hedef olup takımları uğruna şehitlik mertebesine ulaşıyorlar - fakat geride hala 100 binin üstünde taraftar var - mermisi biten amerikan askeri şaşkın - böyle bir tepki beklemiyorlardı - amerikan askeri mermeris ve ruhsuz tanklara ve zırhlı araçlara doğru geri çekiliyor - bunlar aslında paralı asker - amerikan askerinin geri çekildiğini gören kepçeler ve kırıcılar hemen harekete geçiyorlar ve zırhlı araçlara doğru ilerliyorlar - sonuçta tankların da belli bir sayıda mermileri var - onları atıyorlar - ön saflardaki kepçe ve kırıcılar telef oluyor ama sonunsa matematik kanunları tekrar kendini gösteriyor ve tankların da mermisi bitiyor - kepçeler ve kırıcılar birlik olup amerikan askerinin şimdiye kadar hiç görmediği bir taktikle tankı deviriyorlar - kepçe alttan giriyor kırıcı yardım ediyor ve tank tepetaklak - kırıcı tak tak zırhlıya vurmaya başlıyor - gürültüye dayanamayan askerler tanktan çıkıyor - askerlerin üstlerinde son mode kamuflaj giysileri pırıl pırıl - miğferlerine karanlıkta gören cihazlar takılmış - tanktan çıkan askerlere daha önce ölen amerikan askerlerinden alınmış makinelilerin mermeleri hediye ediliyor - taraftarın şu anda esir almak gibi bir niyeti yok - ve sonuçta avni akerin kapıları normal saatinde açılıyor - taraftar sahaya doluyor herzamanki gibi ve tezahürata başlıyor

maç saati geldi - başkanların kararı ile hepsi milyonlarca değerinde olan futbolcular bu savaş alanına gelecek değiller tabii - fakat taraftarın biri santraya topu koyuyor ve maç tam başlaması gereken saatte ‘başlıyor’. Tabii hepimiz biliyoruz sahası cezalı olan bir takım seyircisiz maç yapabiliyor ve işte bugün de biz takımsız bir maça şahit oluyoruz - iki takım da sahada yok ama seyirciler ve top var - o zaman maç yapılır

önemli olan topun ve seyircinin olması - tezahürat her zaman ki gibi devam ediyor - ilk yarı sıfır sıfır bitmek üzere - olmayan hakem ilk yarıyı bitiren düdüğü çalmak üzere iken amerikan savaş uçakları avni akerin üstünde beliriyor -

amerikan askerlerinin avni akerde bozguna uğradığı ve trabzonspor taraftarının kesin zaferi amerikan istihbaratı tarafından duyulur duyulmaz incirlikten kalkan amerikan savaş uçakları avni akerin yolunu tutuyor - ve işte yarım saat içinde bombalarını atmak üzere stadın etrafında dönüyorlar - taraftar zaten bunu bekliyordu ve amigolar artık trabzonspor geleneksel tezüharıtını bırakıp futbol ve türkiye spor toto ligi uğruna tezahürata başlıyorlar - bütün stad coşku içinde futbol şarkıları söylüyorlar - sonuçta futbol her şeyden önce geliyor - taraftar artık coşkusunu sanki liverpoola karşı aldığe zaferi tekrarını yaşıyormuş gibi ifade ediyor - bu atmosferi tarif etmek imkansız - onun için etmeye çalışmıyoruz - zaten fenerbahçe olsun galataray taraftarı olsun herkes avni akerin atmosferini bilir - fakat savaş uçağının pencerisinden hedefine bakan amerikalı asker hiç bir şeyin farkında değil farkında olsa zaten umurunda olmazdı burada oynanan beyzbol değil ki futbol - pilotun futboldan anladığı yok ve bombaları koyveriyor - bir iki üç ve gerisi geliyor - avni aker sessizliğe bürünüyor - bombalama üstadı amerika avni akeri dümdüz ediyor - trabzon 50 bin saha içinde ve 50 bin saha dışında olmak üzere 100 binin üstünde şehit veriyor

ölen amerikan askeri ise 5 binin üstünde

amerikan ordusunun yaptığı katliamlar listesine bir tanesi daha ekleniyor - tam bir vahşet - ama trabzonsporun bir zaferi bu - avni akerden bundan sonra futbol oynanamıyacak ama beyzbol da oynanamıyacak - zaten taraftarın amacı buydu

bu bir önceki bölümün aynen tekrarı - okumayın

trabzon savaşa alanına döndü - bu şaşılacak bir şey değil - trabzonspor taraftarı inönünde olan olayları televizyonda gördü - ya bu maç oynanır ya bu maç oynanır dedi - amerika da aynı dersi aldı bu sefer avni akerin etrafında sadece ellerinde makinalı askerler değil fakat zırhlı araçlar ve startejik noktalara yerleştirilmiş 3 tank var - bu tanklarların bir eski modeli aslında bizde de var - fakat şu anda israil tarafından elektronik tesisatı yenileniyor - zaten devlet şu anda tarafsız kalmayı tercih ediyor sonuçta bu bir spor problemi devlet güvenliğini tehdit eden bir durum yok ortada

trabzonspor taraftarı maç saati yaklaştıkça stadın etrafını dolduruyor - kalabalıkların da alışkanlıkları vardır - taraftar her hafta takım kendi sahasında oynadığı zaman belli bir saatte stada gelmeye alışmış ve bugünkü maç için de stada geliyor - ama bu sefer taraftarın elinde kazma - kürek - keser - tırmık - sopa - bıçak - neyse ne bulabilirse almış gelmiş - eğer maç yapılmazsa en kötü ihtimal - avni aker de beyzbol maçı da yapılmaz - stat yıkılır yine de bu futbol mabedinde beyzbol oynanmaz - ondan taraftar elinde yıkıcı aletlerle stada doğru geliyor - amerikan askeri de tetikte bekliyor - trabzon inşaat sektörü kepçe ve kırıcıları taraftarın emrine vermiş - onlar da yavaş yavaş taraftarın arkasında birikmeye başlıyor - ya maç yapılacak ya da stat yerle bir edilecek - amerika henüz ne gibi bir güçle karşı karşıya olduğunun farkında değil - alışmış kudurmuştan beterse - bu taraftar maç saati gelince stada girmeye alışmış - ve işte kapıların açılma saati geldi - taraftar sabırsızlanıyor - amerikan askerlerinin kurduğu barikatlara doğru bir zorlama var - amerikan askeri hala elindeki makinalı tüfeğin trabzon taraftarını ürküten bir şey olduğunu zannediyor elleri tetikte bekliyorlar - kendilerini hala ırakta zennediyorlar - kapıların artık açılması lazım - elinde tırmık bir trabzon taraftarı amerikan askerini tartaklıyor ve amerikan askeri hemen cevabını veriyor - makinalısını konuşturuyor - bir tetiğe dokunuşunda makineliden en azından 50 mermi çıkıyor ve elinde tırmıkla amerikan askerini tartaklayan taraftarın vucudunda delikler açıyor - taraftarın bordo mavi kanı avni akerin saha kadar kutsal olmasa da yine kutsal olan saha dışı topraklarına dökülüyor - taraftarın beklediği de zaten bu - ve trabzonspor taraftarı dökülen bordo mavili kanı görünce kendini kaybediyor ve amerikan askerlerine karşı atağa geçiyor

şimdi atak devam ederken bir hesap yapalım - inönünden dersini alan amerika avni akere 1000 civarında asker yolluyor - yeter mi ya - amerika farkında değil - bu askerlerine hepsinin 500 tane mermisi olsa desek ve işte 1000 çarpı 500 ne eder 50 bin mermi eder - fakat bir amerikan tetiğe dokunduğunda en azından makineliden 50 mermi fışkırıyor - yani amerika taş çatlasa 100 bin taraftar öldürebilir - fakat her askerin bütün mermisini kullanabileceği şüpheli - sonuçta - 150 bin bir taraftar - hatta maçı genelde lig tv den seyreden tatlı su taraftarı bile bugün avni akere futbol uğruna kendi spor toto ligini ve stadını korumaya gelmiş - amerika farkında değil - asker ateş açıyor - elinde tırmık - keser - balta - bıçak neyse taraftar yere düşüyor arkasında hemen yeni saflar düşenlerin yerini alıyor - sonuç belli amerikan askerinin mermisi bitiyor - bu bir matematik kanunu - 100 bin civarında trabzon taraftarı amerikan mermilerine hedef olup takımları uğruna şehitlik mertebesine ulaşıyorlar - fakat geride hala 100 binin üstünde taraftar var - mermisi biten amerikan askeri şaşkın - böyle bir tepki beklemiyorlardı - amerikan askeri mermeris ve ruhsuz tanklara ve zırhlı araçlara doğru geri çekiliyor - bunlar aslında paralı asker - amerikan askerinin geri çekildiğini gören kepçeler ve kırıcılar hemen harekete geçiyorlar ve zırhlı araçlara doğru ilerliyorlar - sonuçta tankların da belli bir sayıda mermileri var - onları atıyorlar - ön saflardaki kepçe ve kırıcılar telef oluyor ama sonunsa matematik kanunları tekrar kendini gösteriyor ve tankların da mermisi bitiyor - kepçeler ve kırıcılar birlik olup amerikan askerinin şimdiye kadar hiç görmediği bir taktikle tankı deviriyorlar - kepçe alttan giriyor kırıcı yardım ediyor ve tank tepetaklak - kırıcı tak tak zırhlıya vurmaya başlıyor - gürültüye dayanamayan askerler tanktan çıkıyor - askerlerin üstlerinde son mode kamuflaj giysileri pırıl pırıl - miğferlerine karanlıkta gören cihazlar takılmış - tanktan çıkan askerlere daha önce ölen amerikan askerlerinden alınmış makinelilerin mermeleri hediye ediliyor - taraftarın şu anda esir almak gibi bir niyeti yok - ve sonuçta avni akerin kapıları normal saatinde açılıyor - taraftar sahaya doluyor herzamanki gibi ve tezahürata başlıyor

maç saati geldi - başkanların kararı ile hepsi milyonlarca değerinde olan futbolcular bu savaş alanına gelecek değiller tabii - fakat taraftarın biri santraya topu koyuyor ve maç tam başlaması gereken saatte ‘başlıyor’. Tabii hepimiz biliyoruz sahası cezalı olan bir takım seyircisiz maç yapabiliyor ve işte bugün de biz takımsız bir maça şahit oluyoruz - iki takım da sahada yok ama seyirciler ve top var - o zaman maç yapılır

önemli olan topun ve seyircinin olması - tezahürat her zaman ki gibi devam ediyor - ilk yarı sıfır sıfır bitmek üzere - olmayan hakem ilk yarıyı bitiren düdüğü çalmak üzere iken amerikan savaş uçakları avni akerin üstünde beliriyor -

amerikan askerlerinin avni akerde bozguna uğradığı ve trabzonspor taraftarının kesin zaferi amerikan istihbaratı tarafından duyulur duyulmaz incirlikten kalkan amerikan savaş uçakları avni akerin yolunu tutuyor - ve işte yarım saat içinde bombalarını atmak üzere stadın etrafında dönüyorlar - taraftar zaten bunu bekliyordu ve amigolar artık trabzonspor geleneksel tezüharıtını bırakıp futbol ve türkiye spor toto ligi uğruna tezahürata başlıyorlar - bütün stad coşku içinde futbol şarkıları söylüyorlar - sonuçta futbol her şeyden önce geliyor - taraftar artık coşkusunu sanki liverpoola karşı aldığe zaferi tekrarını yaşıyormuş gibi ifade ediyor - bu atmosferi tarif etmek imkansız - onun için etmeye çalışmıyoruz - zaten fenerbahçe olsun galataray taraftarı olsun herkes avni akerin atmosferini bilir - fakat savaş uçağının pencerisinden hedefine bakan amerikalı asker hiç bir şeyin farkında değil farkında olsa zaten umurunda olmazdı burada oynanan beyzbol değil ki futbol - pilotun futboldan anladığı yok ve bombaları koyveriyor - bir iki üç ve gerisi geliyor - avni aker sessizliğe bürünüyor - bombalama üstadı amerika avni akeri dümdüz ediyor - trabzon 50 bin saha içinde ve 50 bin saha dışında olmak üzere 100 binin üstünde şehit veriyor

ölen amerikan askeri ise 5 binin üstünde

amerikan ordusunun yaptığı katliamlar listesine bir tanesi daha ekleniyor - tam bir vahşet - ama trabzonsporun bir zaferi bu - avni akerden bundan sonra futbol oynanamıyacak ama beyzbol da oynanamıyacak - zaten taraftarın amacı buydu

trabzonspor galatasaray başkanına trabzonda stat yaptırtmaz

amerika ırakta 7 sene kaldı ve bu 7 sene içinde 5 bin civarında amerikalı asker telef oldu - amerika trabzona beyzbolu yerleştirmeye geliyor ve sadece 1 gün içinde 5 bin tane amerikan askeri telef oluyor - nasıl olur bu - siyahi amerikan başkanı zaten koyu bir basketbol taraftarı -ben size demedimmi beyzbol oralarda yemez basketbolla girecektik diye şimdi 5 bin asker ölmüş ben bunu amerikan halkına nasıl açıklayacağım - sayın başkan amerikan halkı önemli değil siz o konuyu bize bırakın - şu anda zaten bütün halk beyzbol heyecanı ile yanıp tutuşuyor başka bir konu umurlarında değil - zaten ıraktan çekilmeniz sizin ne kadar barışsever bir başkan olduğunuzu halka ispatlamıştır - aslında biz amerikan tarihinde altın harflerle yazılacak bir zafer kazandık - nasıl olur ya bir günde 5000 asker - bu amerikan tarihinde amerikan ordusunun bir günde verdiği en ağır kayıp- yok başkanım genel kurmay başkanımızın da daha önce dediği gibi -demiştir herhalde bizim haberimiz yok veya uyduruyor başkanı yumuşatmak için - askeri anlamda biz avni aker projemizi zafer ile tamamladık - amerikan ordusunun en büyük zaferlerinden biri - gerçekten mi - gerçekten başkanım - bizden 5000 asker memlekete tabut içinde dönecekler tamam ama trabzonspor 300 bin taraftarını kaybetti -konuşan dış işleri bakanı trabzonun kayıplarını abartıyor- artık tranbzonspor taraftarı diye bir taraftar kalmadı - statları da yok - dümdüz ettik - yani bundan sonra trabzon da futbol diye bir olay kalmamıştır - ilk hedefimize ulaştık - bundan sonra avni akeri ölçülerine uygun olarak bir beyzbol stadı olarak yeniden yapacağız - başkan yardımcısı zaten bu lafı beklemektedir - iç işleri bakanı pası ona atmıştır - başkan yardımcısı şimdi bu güzel asiste layık bir gol atacaktır - ama tabii amerikalılar futboldan anlamadığı için yardımcı başkan amerikan futbolu metaforları dahilinde düşünerek iç işleri bakanının bir kuvarter bek olarak kendisine topu attığını ve kendisinin şimdi koşarak taşdavn yapacağı şeklinde düşünmektedir - belki aynı konuyu beyzbol metaforu ile düşünmüş de olabilir ama bizim beyzbolla bir alakamız yor - her neyse başkan yardımcısı amerikanın en büyük mütahhit firması olan tk nin idare heyeti eski üyesidir - beyaz saraydaki süresi dolunca yine aynı şirkete dönecektir - siz o işi bana bırakın başkanım - bizim - yani büyük mütahhitlik şirketinin alarko ile çok iyi ilişkimiz var galatasaray başkanı da hatta tanıdık beraber otel yaptık kuşadasında - o arada türkiye şartalarını başkan yardımcısından çok daha iyi bildiğine inanana cia nın türkiye bölümü başkanı söze karışır - sayın başkan yardımcım çok iyi konuştunuz - fakat bir konuda türkiye futbol dünyası konusundaki bilginizin yetersizliği bu konuda amerikan menfaatlerini tam olarak anlamanızı engellemiş gibi gözükebilir eğer sizi benim kadar iyi tanımayan biris’ yani öyle düşünebilir - neymiş bu yanılgı - trabzonspor galatasaray başkanına trabzonda stat yaptırtmaz - başkan yardımcısı aslında o kadar da saf değildir - tamam o zaman trabzonda mütahhit mi yok bu projeye uygun yerel bir taşaron şirketle anlaşırız bu cianın işi zaten bulun bir ortak şirket - doğrudur - taşaron şirket bulunmasını bize bırakın

siyahi başkanın aklı hala basketbolda kalmıştır - basketbolla bu işi çok daha kolay hallederdik ben size söylüyorum - sayın başkanım basketbol zaten var hem avrupada hem türkiyede - önemli olan futbolun yerine beyzbolu koymak - amerikan demokrasisini dünyaya yayacak olan beyzboldur - üstelik biz basketbolde hala tek süper gücüz - gücümüzün olmadığı tek spor futbol - tabii tabii amacımız zaten bu amerikan demokrasisini beyzbol yolu ile bu futbol ile şartlanmış demokrasisi yetersiz ülkelere uygulamak - artık trabzonda futbol bitmiştir - bitmiştir başkanım - siz nerdeyse jorj waşingtondan bile daha üstün bir askeri lidersiniz - yok canım abartma - waşingtondan daha iyi basket oynarım tabii ki ama orada biter - siz nasıl isterseniz öyle olsun - karım da washingtonun karısından daha güzel -

bir daha bize sormadan incirlikten hiç bir uçağınız havalanmasın

diğerleri oval ofisten çıktıktan sonra başkan ve başkan yardımcısı baş başa kaldılar - başkan masasına doğru yürüdü makam koltuğuna oturdu ve karısının fotoğrafına tekrar hayranlıkla baktı - bill - bill başkan yardımcısı tabii - nerdeyse yarım yüzyıldır bütün başkan yardımcılarının adı bill dir - hatta başkan yardımcısı olabilmek için ismin bill olmalıdır gibi bir espri vardır - bill sende martha washingtonun bir resmi var mı - bakmak istiyorum karım gerçekten de ondan daha güzel mi - googleda bir araştırayım size bir resmini yollarım - fakat resme gerek yok sayın başkan bakmadan söyleyebilirim bizim first leydinin ilk first leydiden çok daha güzel ve çekiçi olduğuna garanti veriyorum - evet katılıyorum diyor başkan - bunları söyledikten sonra başkan yardımcısı düşünceli bir tavır takınıp sayın başkanım diyor bazı dedikodular duyuyorum - pek hoş olmayan - neymiş bu dedikodular söyle bakalım - bizim türkiyedeki komutan galatasaray başkanı ile metin oktay tesislerinde konuşmaya gittiğinde galatasary başkanı onu 2 saat bekletmiş - başkan yardımcısı da abartıyor bütün amerikan politikacıları böyle mi herşeyi ikiye katlayıp öyle söylüyorlar - neden bekletmiş meşgulmuymuş - yok başkanıp türkiyede adet böyledir - bürorasiye göre gücü gücü yetene - galatasaray başkanı halt etmiş - asıl hata bizim generalde büyük amerikan imparatorluğu böyle mi temsil edilir - nerde o hani bir torbacı general vardı onu atayalım türkiyeye - çok haklısınız sayın başkanım torbacı general olsaydı beklemek değil valla galatarasay başkanını torbalamaya kalkardı - ondan başka iş bitiren bir general kalmadı artık sanki - sayın başkanım onu geçen ay ıraka atamıştınız çünkü ıraktaki general sizin hakkınızde rolling stone mecmuasında bazı garip iddialarda bulunmuştu - koskoca amerikan ordusunda galatasaray başkanına tavır koyacak bir general yok mu ya - sayın başkan valla şu anda yok gibi - şu anda generaller açısından biraz zorlanıyoruz - sizin de de bildiğiniz amerikan ordusun üzerinde artık güneş batmamaktadır - dünyanın her yerinde savaşmaktayız - ve ordu artık biraz dağınık - bana yetki verirseniz gelecek ay ankaraya ziyaretim sırasında generalle konuşup kulağını bir çekerim - çok iyi çok iyi mutlaka bunu yapmalısın - ne demek amerikan generali galatasaray başkanı tarafından 3 saat beklettirilsin -haydaa başkan da kendiliğinden bir saat daha ekledi- neymiş bu kadar önemli işi de amerikan generali ile konuşamıyor - cia galatasaray başkanının telefon görüşmelerini kayda geçiriyor ya - bizim general orada beklerken galatasay başkanı kızı ile lak lak ediyormuş - kızını evlendiriyor ya - kızı bir şımarık ki olacak gibi değil - ille de chelsea clintonun düğününden daha pahalı bir düğün olsun diye diretiyor - olacak mı - iki mislı daha pahalı olacak - üstelik bill clintona da 200 bin dolar verip düğünde konuşması için davet etmişler - vay vay şu işe bak

tam o sırada oval ofis sekreteri kapıyı aralayıp kafasını uzatır - sayın başkan israil başbakanı telefonda sizinle konuşmak istiyor - başkan şaşkın bir şekilde yardımcı başkana bakar - bu ajandada var mıydı - hayır başkanım yoktu kafasına esti arıyordur biliyorsunuz bibi netanyahu biraz fevridir - bence türkiyedeki olayları duyduğu için arıyordur - bağla konuşalım bakalım ne istiyor - aman başkanım alttan alın eğer israile karşıya tevazuda eksiklik gösterirseniz biliyorsunuz tekrar seçilmeniz hemen hemen imkansız - bu yahudi lobisi bütün amerikayı kontrolüne almış - tamam tamam zaten beni seçen de amerikan lobisi zaten israile karşı tutumumu seçilmeden önce kesin olarak belirtmiştim - güzel güzel bu konuda anlayışlı davrandığınıza çok sevindim

vay bibi ne haberler - hav ar yu - bu ne güzel sürpriz - ben de bibi netanyahu bir arasada konuşsak diyordum - başkanım hemen saaded geleceğim siz bize danışmadan nasıl olurda türkiyede eylem yaparsınız - burası bizim mahallemiz - aa bibi olur mu öyle şey yahu alınma sakın yok yok eğer alınırsan beni çok üzersin alınman için hiç bir sebep yok

bu sırada başkan yardımcısı meselenin aslını anlamıştır - ve başkana işaretlerle avni akeri tekrar yapacak olan mütaahhit şirket konusunda taviz vermemesini ister sakın israil şirketleri bu işe girmesin gibi hareketler yapar - fakat bibi çok alınmıştır - sayın başkanım bu kesinlikle bir daha olmasın - bize sormadan buralarda bombalama yapamazsınız - sevgili bibi canım kardeşim bibiciğim biz sadece trabzon diye küçük bir şehrin ortasında avrupanın vasat bir ligi olan spor toto süper liginde oynayan ve şimdiye kadar sadece bir şampiyonluğu olan bir takımın vasat bir stadını bombaladık bundan size ne ya - sayın başkan ses tonunu beğenmedim israil başbakanı ile konuşurken daha dikkatli olmalısın - bizim trabzonsporda yüzde 13 gibi hissemiz var - bu şimdi tamamen yandı gitti - avni akerin tekrar yapılmasında israil şirketlerinin de yüzde 13 hissesi olması lazım - sayın başkan şimdi sana vereceğim telefon numarasını yaz ve orada sana işaretler yapan başkan yardımcısını boşverip türkiyede türk firmasıymış gibi iş gören bu paravan israil mütaahhit firmasına yüzde 15 hisse veriyorsun - hani yüzde 13 tü - bir daha sorarsan yüzde 16 ya çıkartacağım - bir daha bize sormadan incirlikten hiç bir uçağınız havalanmasın - gud bay sayın başkan - sizi başkanlığa seçen israil lobisine teşekkür borçlusunuz bunu unutmayın

başkan israil başbakanı bibinin verdiği telefon numarasını başkan yardımcısına verir - bu şirket senin trabzondaki yerel ortağın olacak der - hayırlısı olsun türkiyedeki ilk beyzbol stadını kurmak sana nasip oldu - hadi bakalım

sen tam bir topçu gibi yürüyorsun kimlik lütfen diyor

türkiyede artık beyzbol giderek yerleşmektedir - amerikan pazarlama gücünü göstermektedir - televizyon - sinema - medya - kitaplar - bütün türkiyede bir beyzbol fırtınası esmektedir - türkiyenini gündemine beyzbol pat diye gelip oturmuştur - nasıl oldu bu - neden herkes birden beyzbol konuşuyor - bu ne sofistike be pazarlama - total pazarlama - total marketing - amerika bu işin ustası - şapkamızı çıkarmaktan başka çaremiz yok - amerika pazarlamasını özellikle gençlere ve genç kızlara yöneltmiştir - bir kaç yıl önce marka ingiliz futbolcusu david beckhamın türkiyeye uğrayıp mehmet ali birantla röportaj yapmaya geldiğinde onu karşılamaya gidip havaalanını dolduran genç kızlarımız şimdi aynı hayranlığı amerikadan gelen beyzbol yıldızlarına gösteriyorlar bu beyzbol sözde yıldızları tabii amerikada ikinci üçüncü ligde oynayan gariban adamlar yıldızlıkla falan alakaları yok ama cia istanbul yankees takımına transfer oldunuz diyor bunlar da geliyor - isminde bir yankees var diye mutlaka iyi bir takımdır diyorlar - nasıl olur bu - bir memleketin karakteri bu kadar çabuk değişir mi - pazarlama iyi yapılırsa değişir ve pazarlamayı amerikadan iyi yapan var mı - zaten türkiyede futbol bitmesinden hoşnut olan kesimler var - en başta kadınlar - tabii anneler de kadın olarak onlar da memnun - çocuklar okuldan gelip hemen sokak aralarında top koşturmak yerine ders çalışacaklar - akşam maç seyretmek yerine matematik problemleri çözecekler - tabii hayal - futbolun yerini beyzbol almakta - ellerinde sopalar ve beyzbol topları çocuklar okuldan gelip sokak aralarında beyzbol oyununu oynamaya çalışıyorlar - kimisi kendi kurallarını uyduyor kimisi bildiği kadar oynuyor - kimisi internette kuralları araştırıyor usulüne göre oynamaya çalışıyor - beyzbol sopaları bazybol eldivenleri bezbol topları amerika bunları bedavaya dağıtıyor - çocuklar da alıp deniyorlar - futbol giderek unutuluyor

amerika pazarlamının bu aşamasında futbolu halkı uyutan ve aptallaştıran ve demokrasi düşmanı bir şey olarak pazarlıyor - futbol kelimesi aslında sözlüklerden bile silindi - amerikanın robert kolejden sonra türkiyedeki en eski kuruluşu olan redhouse sözlüğünde artık futbol kelimesi yok - amerikan futbolu var - ama futbol yok - ama artık sözlüklere kim bakıyor - her şey internette - fakat internette futbol konulu sayfalar yasaklanmış durumda - ve türk hackerler henüz youtubü çözdükleri gibi futbol sitelerini çözememişler ama çözecekler mutlaka - uydudan futbol seyretmenin cezası ise ölüm - amerika işini ciddiye alıyor - türkiye beyzbolu sevenler cemiyeti diye bir dernek kurmuşlar tabii aslında cia nın paravan şirketlerinden biri - bu dernek uydudan futbol maçlarını seyreden komşusunu ihbar edene 100 bin dolar vaadediyor - ee 100 bin dolar az para değil - komşular bir birlerini ihbar etmeye başlıyorlar - paralarını almak için derneğe gidiyorlar - biz komşumuzu ihbar ettik 100 bin dolarımızı istiyoruz diyorlar - kolay para - hazır para zannediyorlar - dernekteki memur sen 100 bini net sandın galiba bu net değil bundan vergi kesilecek diyor - tamam kesilsin - ne kadar kesilir ki - önce bir dilekçe ver bakalım ne kadar kesileceğini alıyalım diyor amerikalılar için çalışan memur ve böylece ihbarcı vatandaşı uzun bürokratik yolculuğu başlamış oluyor - aylar sonra ihbarcı vatandaş git gel git gel türkiyede ne kadar bürokratik kurum varsa hepsine yollanıyor hepsine dilekçe veriyor bir o masaya bir bu masaya ve sonuçta cepten bir sürü harç parası pul parası yol parası derken bir gün tamam biz sana çekini yollaycaz diyor cia nın paravan derneğinde çalışan memur kişi ve dediği gibi de çek geliyor ama ihbarcı vatandaşın beklediği çek değil bu tam aksine ihbarcı vatandaştan amerikan derneği 1000 lira para istiyor - 100 bin dolar alacağına şimdi ihbarcı vatandaşın 100 lira amerikan devletine borcu var - hemen ödemezse faizi yazmaya başlıyor - öderim kurtulum bu amerika uğraşacak bir ben mi kaldım diyor - böylece vatandaş da amerika ile işbirliği yapan her insan gibi gerçeği görüyor - amarikanın lafına kanıp komşusunu ihbar etti hem komşudan oldu hem de şimdi amerikan devletine 1000 lira borcu var

artık yok gerçi - korkudan daha ilk gün gitti - borç aldı ama amerikan devletine borcunu ödedi

ihbardan hemen sonra sabaha karşı askerler geldi ve uydudan futbol seyrettiği iddia edilen aileyi infaz etti - tabii amerika kimseyi haklarını onlara söylemeden infaz etmez - askerler futbol seyredenlere hakların okudular - suçlarını söylediler - futbol yasak olduğunu bile bile uydudan avrupa şampiyonlar ligi maçını seyretmişsiniz dediler güvenilir bir kaynaktan ihbar aldık dediler - çocuklar seyretmedik valla asker amca sadece maçın geniş özetine ve gollere baktık diye izahat veriyorlar - gerçek de - ne yapsın çocuk barcelona hayranı ve messi formasını hala gizlice saklıyor suç olduğunu bile bile - ve barcelona liverpool rövanş maçı - messinin mutlaka golü vardır bunu görmeliyim diyor ve özetlere bakıyo - aslında komşu bu çocukların barçalona maçını diye ihbar etmiyor - nasıl olsa seyretmişlerdir diye ihbar - askerlerin umurunda değil ha özetini seyretmişsiniz ha maçı bizim için aynı diyorlar - futbol yasak - ve siz amerikan kanunlarını hiçe sayarak futbol seyrettiniz - çocukların küçük olanı hala saf çocuk ama biz türkiyede yaşıyoruz burada türk kanunları geçerli diyor - asker artık daha fazla konuşmaya gerek yok diyor ve örnek olsun diye aile oracıkta kurşuna diziliyor bu tek suçu bir maçın geniş özetini ve gollerini seyreden bu güzel aileyi hunharca öldürüyor - ihbarcı komşu 100 bin doların hayali ile derneğe gidiyor ve işte sonuçta borçlu olan o - üstelik bundan sonra korku içinde yaşayacak çünkü uydudan futbol seyreden ailenin yakınları da onları ihbar edebilir - tabiiki amerikanın bu suçsuz insanları infaz etmesi medyaya yansımıyor - sadece kulaktan kulağa futbolseverler arasında duyuluyor ve sonunda çarşı grubu yeraltına geçiyor - diğer taraftar grupları da öyle - aralarındaki takım kavgalarını bırakıp futbol adına ve türkiye spor toto süper ligi adına kendi aralarında işbirliği yapmaya karar veriyorlar - çarşının elinde hala çok gizli bir şekilde sakladıkları futbol topları var - halı sahada top oynamak isteyen gençlere topları ödünç olarak veriyorlar - topçu gençler önce beyzbol sopalarını eldivenlerini falan alıp halı sahaya gidiyorlar sanki beyzbol oynayacakmış havalarında - çarşının elemanları aynı askeri bir örgüt gibi sahanın etrafında nöbet tutuyor ellerinde telefonlar nöbetteler - bir çarşıcı çocuk da halı sahanın kenarında elinde telefon maçı seyrediyor - askerler yakınlaştığında - ki her akşam askerler devriye geziyorlar - saha kenerında maçı seyreden çarşı askerinin diyelim artık telefonun çaldırıyorlar o da hemen oyunu durduruyor çarşının verdiği futbol topu saklanıyor ve beyzbol oynanıyormuş gibi hareketler yapılıyor - amerikan devriyesi ha bu çocuklar beyzbol oynuyormuş bravo çocuklar aferin beyzbol en iyi spordur devam edin kim kazanıyor falan gibi laflar edip gidiyor

ama bu durum daha ne kadar sürebilir - amerika gibi bir imparatorluk bu basit yöntemle daha ne kadar aldatılabilir - amerikan uyduları halı sahalara odaklaşmış zaten ve cia da çalışan genç bir eleman uydu fotoğraflarını incelerken halı sahalarda beyzbol değil futbol oynandığını açıkça görüyor ve türkiyedeki deveriyelere bilgi veriliyor ve onların ellerindeki ipod tipli bilgisayarların yazılımı kısa zamanda değiştiriliyor ve böylece askerler hala sahaların uydu fotoğraflarını aynı anda görebiliyorlar - böylece bizim gençlerin maalesef futbol oynadıkları devriyelerin bilgisayarlarında anında görünğyor - bu sefer amerikan devriyesi uydu resimlerine bakarak futbol oynanan halı sahaya baskın yapıyor - gençler her zamanki gibi askerler yaklaşınca futbol topunu saklıyorlar ama bu sefer askerler araçlarından inip topu buluyorlar ve siz burada futbol oynuyordunuz diyorlar - gençler oynuyorsak no olacak diye kafa tutuyorlar - genç topçuların tavrına kızan askerler onları oracıkta anında ve haklarını okumadan infaz ediliyorlar - böyle kalleşlik olurmu - bu masum gençler ne suç işlediklerini bile bilmeden be hakların kendilerine okunmadan amerikan kurşunlarına kurban gidiyorlar - amerika hiç bir insanı haklarını söylemeden öldürmez diye bilirsiniz ama işte demekki her kuralın bir - zaten bunu amerikan filmlerinden ve dizilerinden biliriz - rambo şu bu falan - amerikalı gider başka bir memletteki insanları - her hangi bir sebepten öldürebilir - yanlışlıkta olabilir ama sonunda senaryo yazarı amerikanın cinayetlerini demokrasi uğruna haklı ve doğru olduğunu söyler bizde inanırız - burada nasıl inanacaz - masum topçular yok yere öldüler

amerika çok demokratik bir ülkedir - hatta tek demokratik ülkedir ve bağımsızlığın doğduğu ülkedir - ve hatta bağımsızlığın olduğu tek ülkedir sadece amerikada vatadaşlar tam bir bağımsızlık içinde yaşarlar - zaten amerikadaki coca colanın amerikanın dışındaki koladan çok farklı olduğu bilinmektedir

ama halı sahada infaz edilen genç topçular futbol uğruna verdiğimiz bu kaçıncı şehit - neden - neden gençler futbol oynayamıyorlar - amerika şehitlerimizi halı sahada öyle bırakıyor - çünkü onları almaya gelen arkadaşlarını da amerika kara listeye alıyor - her genç çocuk sıhhatli ve futbol oynayacak ve hatta özellikle o sadece topçulara has yürüşü ve duruşu olan çocuklar ortalıkta top olmasa bile sanki her an golü atabilecekmiş gibi pozisyon alan ruhu topçu çocuklarımız onların hepsi artık amerikanın kara listesinde - gelecek nesil amerikanın kara listesinde - eğer bir gün futbol türkiyeye geri gelse bile amerika türk futboluna ağır bir darbe - takımların alt yapılarında yetişen çocuklar bu nesil artık bitti -

gençler topçu olduklarını saklamak için son günlerde çok popüler olan istanbul yankees armalı beyzbol şapkalarını takıyorlar ve istanbul yankees formaları giyiyorlar - dıştan beyzbolcu ama ruhen futbolcu - ama psikolojik konularda da eğitilmiş olan amerikan askerini aldatmak çok zor - yemez diyor amerikan askeri - topçu gençleri hemen kara listeye alıyor - durduruyor yolda - sen tam bir futbolcu gibi yürüyorsun kimlik lütfen diyor - lütfen de diyor yani çok nazik şu amerikan askerleri

aslında bütün gençler futbol oynayabilir diye amerika tarafından fişlenmiş - yine de amerikanın bu sert tutumuna rağmen futbol henüz türkiyede tam ölmedi gerçi yeraltında ve gizli gizli oynanıyor - gerçek futbol topu olanlar artık birer kahraman olarak görülüyorlar - eskiden topu olan futbol bilmezdi takım kurarken topu var diye oyuna alırdık - şimdi artık futbol topunu amerikan askerlerine teslim etmeyip bu kutsal futbol topunu kendisine saklayan bir genç kahraman değilse kime kahraman diyeceğiz - o her an ölümle karşı karşıya ama futbol sevdası her şeyden önce geliyor - fakat yüzeysel olarak baktığınızda artık sanki türkiyede beyzbol amerikan pazarlamacılığının ustalığı ve işbirlikçi medyanın yardımı sayesinde tutmuş gibi görünüyor - yüzeyde - yüzeysel olarak - şimdi artık türkiye spor toto ligini - spor toto yeraltı süper ligi olarak devam ettirmek için çalışmalar yapılıyor

o şimdi beyzbolcu

amerikan askerine şükrü saraçoğlunda kafa atan ve sonra da dipçik darbesiyle sakatlanan kaleci volkan şimdi bir beyzbolcu - amerikalılar kalecilerin en iyi beyzbol oyuncusu olduklarının farkına vardı - bir penaltı atışında kalecinin durumunu düşünün - penaltı noktası kaleye o kadar yakınki kalecinin düşünmeye vakti yok - tamamen refleksle hareket ediyor - iyi kalecilerin penaltıyı atan futbolcunun stili hakkında zaten bilgileri var - ona göre bir karar veriyorlar ve gerisi refleks - beyzbolda da durum aynı - pitcher denan beyzbolcu elinde top hemen hemen aynı mesafeden yani penaltı noktası ile kalecinin arasında mesafe kadar bir yerden topu elinde sopası ile bekleyen vurucuya atıyor - sopa ile topa vuracak beyzbolcunun topu izleyip ona göre hareket etmesi imkansız o da refleksle hareket ediyor - yani bu açıdan kalecinin eline bir beyzbol sopası veriyorsun şu gelen topa vur diyorsun adam zaten alışmış kendine karşı son sürat gelen toplara tepki göstermeye ve sopayı refleksle sallayıp topa vuruyor - amerikalılar bile bu duruma şaşırdılar - hatta bazı kalecilere amerikan liglerinden teklif geliyor - öte yandan on numaralar ve santraforlar bu adamlar gol atmaya alışmış - kendilerine karşı gelen topu görünce kafa ile kaleye yollamaya çalışıyorlar - iyiki beyzbol sert plastikten yapılmış miğferlerle oynanıyor yoksa çok sakatlanma olayı olacaktı - bir kaç kere topu kafa ile oynamaya çalışan santraforlar da zamanla alışıp topa sopaları ile vurmayı öğreniyorlar - hepsinin gönlünde bu beyzbol günlerinin bir gün biteceği ve futbolun geri geleceği var - şu anda pek de öyle görünmüyor - volkan bir yandan beyzbol oynarken bir yandan da yeraltı örgütlerine yardım ediyor - askerler futbolun yeraltında devam ettiğini biliyorlar ve cia ve fbi ve ingiliz istihbaratını da yardımı ile yeraltı futbolunu bitirmeye çalışıyorlar - ingilizler de tabii her zamanki gibi burada da ikili oynuyorlar - hem futbol ölmesin diye yeraltı örgütlerine kaçak futbol topu veriyorlar - bir yandan amerikan askerlerine istihbarat veriyorlar -

kız pas vermedi

amerika artık futbol benzetmelerini bile dilimizden sökmek istiyor - kız pas vermedi - diyemiyor artık gençler korkudan - ağzından kaçarsa hemen düzeltiyor yani basketboldan bahsediyorum diyor - basketbolda da pas var ille futbol olması lazım değil -

amerikan uydularına da yakalanmamak lazım

türkiye spor toto süper yeraltı liginin ilk amacı başlayan bu ligi bitirmek ve geri kalan maçları oynamak - bunun organizasyonunu yapmak çok zor olacak - ama her maç sonuçta oynanacak - hakemler de bu konuda her taraftar hem de oyuncularlar işbirliği yapıyor - takım başkanları bile amerikaya karşı artık futboldan vazgeçtiklerini ve birer beyzbol kulübü olduklarını söylemerline rağmen onlar da lig maçlarının oynanıp bitirilmesini istiyorlar - şampiyon belli olsun kimin küme düştüğü kimin kaldığı belli olsun - şu anda kimse ikinci üçüncü lig falan gibi ligleri düşünmüyor her şeyden önce süper ligin maçları oynanmalı

bu maçlar nerede ve nasıl oynanacak - amerikan askerlerine çaktırmadan oynanması gerektiğini biliyoruz ve amerikan uydularına da yakalanmamak lazım - ayrıca eski futbolcular - eski taraftarlar - amigolar - hakemler - ve futbolla uzaktan yakından ilişkisi olan herkes cia tarafından fişlenmiş ve her hareketleri yakından takip ediliyor - bu şartlar altında nasıl resmi bir maç oynayabiliriz

üstelik belediye başkanı fenerli - galatasarayla uzaktan yakından ilgili ne kağıt gelse masasına imzalamamıyor

galatasaray başkanı amerikan ordusunun demokrasi uğruna girdiği her memleketten 7 sene sonra çıktığını biliyor - tam 7 sene amerika o demokrasi eksiği olan memleketi yakıp yıkıyor masum insanları öldürüyor aileleri bozuyor yerleşmiş kurumları alt üst ediyor - ve küresel amerikan şirketleri ve israilli ortaklarının o memleketi tekrar yapılandırmak için girmelerini sağlıyor ve şirketler girince de askerlerini çekmek için hazırlıklara başlıyor - bütün askeri teçhizatını geçiçi olarak afganistana yolluyor - çünkü afganistanda savaş zaten 10 yıllardır devam ediyor artık amerika orada yer etmiş - afganistanda biraz kafa dinleyen amerikan ordusu sonra politikacıların ve onları yönlendiren amerikan şirketlerinin kararı üzerine ve israilin de okeyini aldıktan sonra amerika demokrasi eksiği olan başka bir memlekete doğru yola çıkıyor - şimdiki durumda amerika demokrasiyi değil fakat beyzbol getirmeyi amaçlıyor bu memlekete - galatasaray başkanı ve kurmayları beyzbol ve demokrasinin aynı bokun soyu olduğunu anlıyorlar - 7 sene sonra amerikanın dikkati dağılacak ve işini bitiremeden ve beyzbolu kuramadan çekip gidecek - şimdi başkan ve kurmayları bütün planlarını buna göre yapıyorlar - 7 senenin biri geçti bile - henüz beyzbol ligi kurulmuş değil - statlar kapalı - galatasaray başkanı zaten ali sami yeni yıkıp yerine rezidans yapacaktı - aslantepeyi devlete yaptırttı şimdi sami yeni de amerikalılara yıktıracak - amerikalılara sami yenin çok iyi bir beyzbol stadı olacağını ve ilk beyzbol stadının istanbul gibi büyük bir şehirde yapılması gerektiğini söylüyor - başkan amerikalılarla nasıl konuşulması gerektiğini çok iyi biliyor ve amerikalıları ali sami yen stadını yıkmaya ve yerine beyzbol statı yapmaya ikna ediyor - amacı vakit kazanmak - ne olursa olsun önümüzdeki 6 sene aslantepeyi amerikan elinden uzak tutmak - kendi şahsi servetinden de harcayacak bunu biliyor ve bu arada kızının düğünü de yaklaşıyor ve onun masrafları da var ama önemli olan futbolun türkiyeye geri gelmesi ve herşeyin eski haline dönmesi ligin tekrar kurulması - başkanın holding şirketi aslantepeyi yıkıp yerine beyzbol stadı yapmak üzere yeni paravan şirketler kuruyor - bu şirketlerin hepsini kontrol eden galatasaray ve başkan - amerikalılara projeler veriyor - önemli olan amerikan ve israil şirketlerini aslantepeden uzak tutumak - en uygun projeleri başkanın şirketleri veriyor ve başkan ihaleyi alıyor - ilk görüşmelerinde posta koyduğu generalle araları çok iyi - başkanın yaptığı bekletme numaralarını o da kendi subaylarına yaptığı için olayı biliyor ve zaten galatasaray başkanını kendine istanbulda ki en önemli müttefiki olarak görüyor ondan ilk görüşmelerinde başkana sert çıkmadı - general işini biliyor - galatasaray başkanı da bu ilişkiden memnun - boğazdaki yalısında başkan ve eşi uğruna yemekler veriyor - generalin eşi boğaza hayran - istanbulun sosyetesi ile arası çok iyi - amerikan mütahhit şirketlerinin başkanları da bu boğazdaki yemeklerde tabii ki var - başkanının özel uçağı onların emrinde - zaten onlar amerikada özel uçakları ile dolaşmaya alışmışlar - türkiyede de uçakla dolaşmaya çok kolay alışıyorlar - hafta sonları grup halinde antalyaya golf oynamaya gidiyorlar - büyük amerikan holdinglerininin başkanlarının beyzbolden sonra tek tutkusu golf - antalyada golf oynarken orada tatil yapan rus iş adamaları ile tanışıyorlar - rus iş adamları da golf oyunu patronların oyunudur diye duymuş onlar da golf oynuyorlar - bizim amerikalı patronlar bakıyorlarki kendi servetleri rus işadamlarına göre çok zayıf kalıyor - new yorktaki iki basketbol takımınından birinin patronu bir rus işadamı - liverpoolun sahibi de rus - antalyada tanışdıkların rus iş adamının hem golf sahasını hem kaldıkları 5 yıldızlı oteli hem de uçağın indiği özel havaalanın sahibi olduğunu anlayınca zaten morelleri biraz bozuluyor - amerika acaba eskisi kadar zengin değil mi diye akıllarından geçiyor ama hiç biri bunu açıkça dile getirmiyor - zaten rus iş adamı ve çevresindekilerden yüz bulamıyorlar - yine de güçlü bir rus iş adamı ile tanıştıklarına seviniyorlar - galatasaray başkanı amerikalılarla kurduğu bu güzel iş ilişkileri sayesinde sonuç olarak aslantepenin kaderine el koymuş oluyor - ali sami yen konusunda amerikalılar ve israilliler ne gibi bir bürokratik ağın içine düştüklerinin farkında değiller - zaten herkes ali sami yenin yıkılmasını istiyordu ve amerikalılar galatasarayın en büyük başarılarına sahne olmuş bu stadı yıkıyorlar bu işin kolay tarafı - şimdi yerine yeni bir beyzbol stadı dikecekler - her şeyden önce ali sami yeninin sahibi kim - belediye sahibi değil ama orada büyük şehir belediyesinden izin almadan hiç bir şey yapmak mümkün değil - üstelik belediye başkanı fenerli - galatasarayla uzaktan yakından ilgili ne kağıt gelse masasına imzalamamıyor - bekletiyor - bürokratik engel çıkartıyor - bürokrasinin çarklarını yağlamak için amerikalılar bir avukat timi kurmuşlar - new yorkun en büyük müşavirlik şirketi olan white and case şirketinin istanbul şubesinin avukatları onlar için çalışıyor - fakat bürokrasinin genel bir kanunu vardır - bir konuya avukatlar girdi mi işler mutlaka daha da uzar - bürokrasi neden bürokratiktir - çünkü basit bir işi yapmak için bir sürü insanın işe karışması gerekmektedir - bir imza ile olacak iş için 10 imza gerekir - bu durumda avukatları da dahil edince iş hızlanacağına daha da yavaşlar çünkü zaten belediyenin de avukatları var - iki avukat grubu aralarında konuşuyorlar - avukatlar açısından işler ne kadar uzarsa o kadar iyi - onlar işi uzattıkça uzatıyorlar - aralarında konuşup birbirlerine mahkemede görüşürüz diyorlar - ali sami yenin zaten mahkemesiz bir işi yok - yıkım haricinde ali sami yen de mahkeme kararı olmadan hiç bir şey yapılamaz - hafriyat bile yapılamıyor - temel atılamıyor çünkü kamyonlar gelip alanı inşaat için boşaltamıyor - ali sami yen yıkılmış ve öyle duruyor - belediye dışında avrupalı ortaklar var - galatasaray avrupalı takımlardan borç almış - veya onlarla ortak olmuş - bu ilişkilerin hepsi zaten karmaşık - ve amerikalılar ve israilli ortakları dışında kimse ali sami yen dengelerinin bozulmasını istemiyor - amerika araya girerek zaten dengeleri bozdu - her şey yolunda giderken stadı yıktı ve kendisi de bir ortak olarak meydana çıktı - üstelik amerikanın arkasında ordusu var - amerikalılar ordularına güvenerak bu bürokratik engelleri aşacaklarını zannediyorlar zaten galatasaray başkanın amerikalıları ikna etmesinde önemli pay orduyu kullanabileceklerini söylemesi yoksa ali sami yenin bürokratik durumunu amerikalılardan gizlemiş değil - fakat durum o kadar karışık ki çinlilerden korelilere ve japonlara kadar her memleket bu ali sami yenle bir şekilde karışmış - şimdi amerika gidip çinimi işgal etsin ali sami yeni beyzbol stadı yapacak diye - hangi birine yetişsin amerika hangi ülkeyi işgal etsin - hatta ali sami yeninin kağıtlarını inceleyince diğer amerikan şirketlerinin de karıştığı görülüyor - avrupalının ali sami yende menfaatlari olduğunu zaten söylemiştik - ali sami yeninin binlerce ortağı var gibi ve gerçekten de belki de vardır - amerika hala bu işin içinden çıkmaya çalışıyor - sonunda bu işi kaba kuvvet ile halledeceklerini herkes biliyor - amerikan askeri ali sami yeninin etrafına dikilip inşaata başlanıyor - en azından hafriyat başlıyor - bütün kağıtlar ve anlaşmalar yırtılıp atılıyor tabii herşey amerikan demokrasisine uygun olarak yırtılıyor - amerika demokrasiye aykırı hiç bir iş yapmaz - bunu herkes biliyor - tamamda amerika bütün inşaat malzemesini amerikadan getirecek değil ya - demir çimento tahta neyse bu malzemeleri buradan alacaklar - ilk gelen hazır çimento kamyonundan el arabalarına dökülen çimentoyu amerikalı mühendisler dikkatle inceliyorlar ve bu çimentonun içinde evet çimento var ama yüzde doksanı kum diye teşhis koyuyorlar - bu çimentoyla değil stad köpek kulübesi bile yapsan 5.1 gibi zayıf bir depremde yıkılır diyorlar - amerikalı generale durumu iletiyorlar - bizim general artık türkiyede işlerin nasıl yürüdüğünü anlamış siz bana bırakın diyor ben bu işi hallederim - çimento fabrikasının patronu mutlaka fenerli ondan buraya çimento yerine kum yolluyor diyor ve helikopterine atlayıp doğru kocaeline çimento fabrikasına gidiyor - patrona sen fenerlisin değil mi diye soruyor patron evet nasıl bildin diye şaşkınlık numarası yapıyor çimentonun kalitesinden anlamıştım zaten diyor - ve ikisi de gülüyorlar bu espriye - espri çünkü patron şaka yollu fenerliyim dedi zaten yoksa kanunlar icabı generalin patronu tutuklatması gerekirdi futboldan konuştuğu için - patron paşaya çok saygılı biz ne fenerliyiz ne galatasaraylıyız biz iş adamıyız demiyor - ben diyor sizi tatmin etmek için fenerliyim dedim diyor - aslında ben istanbul yankees hayranıyımdır diyor ve istanbul yankees arenanın bitmesini sabırsızlıkla bekliyorum diyor ve general gülümsüyor - doğru cevabı verdi diyor - iyi bir iş adamı bu patron diye düşünüyor - patron generalin alışkın olduğu şekilde ona duymak istediği şeyleri söylüyor - ben ve bütün fabrikanın elemanları kahraman amerikan ordusunun emrindeyiz diyor ve bundan sonra amerikan standartlarına uygun çimento imalat etmek üzere düşük kalite üretimine hemen son veriyoruz diyor bu akşam ocağı kapatıyoruz ve düşük kalite çimento imalatını durduruyoruz ve amerikan standartlarına uygun çimentoyu size ulaştıracağız en kısa zamanda - ne zaman - 6 ay içinde mutlaka elinize ulaşır - olmaz bize şimdi lazım - patron paşam diyor buyrun şöyle sizi konferans salonuna alalım ve patron en kıdemli mühendislerini çağırıyor ve amerikan generaline bir çimento fabrikasının nasıl çalıştığını power point slaydları ile anlatıyorlar - ekrana yansıyan profesyonelce hazırlanmış slaydları seyreden general ikna oluyor çünkü amerikan kafası teknik konulara yatar teknik açıklama yaparsan amerikalı anlar ve işte general de kolayca ikna oluyor - fırının soğutulması sonra tekrar ısıtılması falan nasıl vakit alan şeylerdir ham madde işçilerin eğitimi şu bu - fakat bu bir amerikan generali buraya kadar gelmiş eli boş dönmez - bana şu anda sami yende temeli atacak kadar amerikan standartlarına uygun çimento ya bulursun ya da bulursun diye amerikan generali resti çekiyor - patronun aklından bulmazsam ne yaparsın ulan sorusu geçiyor çimento fabrikasını bombalayacak mısın - karşısında her hangi bir türk iş adamı olsa bu tavırını koyacak ama adam amerikan generali ve türk misafirperverliğini göstermeye mecburuz diyor ve alttan alıyor - restini görürsem çimento fabrikasını bombalayacak mısın diye sormuyor - zaten patron için için gülüyor generalin bu asker sertliğini bekliyordu her şey planlar dahilinde gelişiyor - bir dakka paşam diyor sanki yeni aklına gelmiş gibi bizim avrupaya yollamak için ayırdığımız bir gemi dolusu çimento var şu anda izmit limanında gemilere yükleniyor - şimdi arıyorum ve geminin brindizi yerine istanbula yönlendirilmesini isteyeceğim fakat bu çimentonun parasını önceden ödemiş olan avrupalı şirketle olan anlaşmamız gereği onlara ceza ödeyeceğiz sizden bu cezanın bir kısmını ödemenizi isteyeceğim ve o çimento ayrıca avrupa birliği standartlarına göre imal edilmişti ve sizin de bildiğiniz gibi avrupa birliği standardları amerikan standartlarından iki misli daha pahalıya geliyor - tamam diyor general para problem değil - ve çıkmaya hazırlanıyor - yılların patronu bu amerikanın sözüne güvenilmeyeceğini bilmez mi - generale o meşhur one minute lafını söylüyor - one minute paşam - diyor - general kapıdan dönüyor - ne var diyor - patron generale cevap vermek yerine sekreterine dönüyor - paşam muhasebeye gitmek üzere çıkıyordu - sen paşamı muhasebeye götürürken ben de arayıp miktarı söyleyeceğim ve paşam da o miktardaki çekini yazacak diyor - çek defterimi karargahta unutmuşum diyor amerikan generali özür diler gibi - önemli değil gemi o zaman brindisiye gider - paşa şöyle bir bakıyor çimento fabrikasının patronuna -arada bir sessizlik oluyor - general ilk defa fabrikanın uğultusunu duyuyor - gözü patronun arkasındaki atatürk portresine takılıyor - büyük bir askerdi diyor kendi kendine - atatürk portresinin camı çimento tozu ile kaplanmış - benim üniformada çimento tozu ile kaplanmıştır diye düşünüyor general - patron en misafirperver gülüşü ile -yoksa en alaycı gülüşümü- generale bakıyor - ulan arkamızda amerikan ordusu var hala bize posta koyuyor diye aklından geçiriyor general - ama onun arkasında da atatürk var diye son bir düşünce aklından geçiyor ve okey diyor patrona muhasebeye gidelim

general çıkar çıkmaz patron şirkete ait bir kosterin yüzde doksan kum standardına uygun olarak imal edilmiş ve türk mütahhitlerin en sevdiği tip çimento olan bu çimento torbaları ile yüklenip istanbula doğru yola çıkmasını emrediyor - amerikan uydularına karşı tedbir alması lazım - nasıl olsa amerika generalinin ilk işi geminin istanbula hareketini uydu resimlerinden izlemek olacak - patron ise amerikan generalin şu anda avrupa standartlarına uygun imal edilmiş kumları satın almak için yazmakta olduğu çekle yapacağı yatırımları planlıyor

sata sata şu didimi bitiremediler

önce spor toto süper liginin geri kalan maçlarının yurtdışında tamamlanması fikri ortaya atıldı - türkiyede uzun yıllar top koşturan ve bu memleketin ekmeğini yemiş brezilyalı futbolcular amerikan futbol yasağı sürdüğü müddetçe ligin brezilyada oynanmasını önerdiler hatta brezilya futbol federasyonundan resmi bir mektup bile geldi - bu konuda brezilya futbol federasyonu elinden geleni yapacaktır - brezilya futbolun yasaklanmasına hangi ülkede olursa olsun karşıdır ve süper ligi yasaklanmış türkiyeye her türlü yardımı yapmaya kararlıdır - bu fikre göre bütün futbol camiası olduğu gibi brezilyaya taşınır - brezilyalı taraftar da futbol aşkları doğrultusunda ellerinden geldiği kadar türk ligine destek olurlar - önemli olan fikstürde geriye kalan maçların yapılmasıdır - fakat eğer yurtdışına çıkacaksa ligin almanyaya gitmesi daha uygun olur diye düşünüldü - almanyadaki gurbetçiler zaten hazır taraftar ve ligin oraya taşınması onların hoşuna giderdi - orada yayın yapan türk kanalları da zaten maçları yayınlarlardı - fakat almanya kanunlarına göre yeni bir futbol ligi kurmak çok zor hele bu yeni kurmak isteyenler yabancı bir ülkeden geliyorlarsa - yeni lig kurmak isteyenler alman spor bakanlığına dilekçe verip bu dilekçenin alman parlamentosundan geçmesini beklemeleri gerekiyor - bu olacak şey değil - yıllar sürebilir - almanya politikasına bulaşmak - oradaki türk düşmanı politikacılar - medya - avrupa birliği ile ilgili problemler - almanlar zaten şimdi alman liginde oynayan türk kökenli geleceğin yıldızlarını da almanyada oynanan bir türk ligine kaybetmek istemez - belki almanyada bir türk futbol ligi kurmak mümkün olur ama şu anda zaten zayıf olan - hatta yok olmuş bir ligin başaracağı bir iş değil bu - almanyadaki dinci sermaye işe karışsa belki o zaman olabilir ama futbol her zaman din işlerinden uzak kalmıştır - şimdi de uzak kalacaktır - o zaman tek çare lig maçlarının türkiye içinde yapılması - ve işte tartışılan ve çözüm aranan konu bu - çarşı yeraltına geçti demiştik - ne demek bu - yani çarşı resmi bir kuruluş olarak kendini fesetti fakat faaliyetlerine aynen yeraltında devam ediyor - yeraltı dediğimiz yer kahveler - çarşı ve diğer taraftar grupları ve hakem temsilcileri - lig temsilcileri kahvelerde toplanıyorlar ve daha sonra aldıkları kararları internet kafelerden diğer gruplara iletiyorlar - amerika henüz kahvehane olayını çözemedi - kahvelerde cia ajanları hep vardı - türkiyenin içinden geçeni dinleyip amerikaya rapor verirlerdi - şimdi de öyle gerçi kahvelerdeki ajan sayısı arttı - cia ajanlarının raporlarına göre - artık maç gösteren kahvehane veya çay bahçesi yok - eskiden iskemleler dizilirdi ve maçlar seyredilirdi - adam başı 3 lira - artık kahvehanelerde amerikan liglerinden beyzbol maçları gösteriliyor - ve bu maçlar da okeyçilerin bütün gün gazetelerdeki bilmeceleri çözenlerin dedikodu yapanların umurunda değil - fakat kahveciler önemli bir gelirlerini kaybettiler - gerçi şimdi insanlar daha çok okey oynuyorlar - futbolla ilgili kavgalar azaldı ve amerika ajanların sayısını arttırdığı için kahveler devamlı kalabalık ve bu ajanlar 50 kuruşluk bir çaya 3 lira deyince 3 lirayı da saf saf ödüyorlar - fakat cianın kahveye gelen ve oturup çay içen ajanlarının herkesi sorgulayacak durumu yok zaten onlar beyzbol maçlarını izlemekle meşgullar - onlardan başka seyreden yok - çaya 3 lira verip beyzbol seyreden bir kişi bir cia ajanı bundan şüphe yok - henüz amerika kahvelerde okey oynama yasağı getirmedi belki daha sonra bunu da düşünürler - şimdilik böyle bir durum yok - onun için futbol yeraltı süper liginin ilk maçının yapılması için planlar yapan yeraltı liginin yönetim kurulu kahveye gelip okey oynamaya başlayınca ve aralarında yeraltı süper ligi konularını konuşmaya başlayında cia ajanınının yapacağı bir şey yok - ne konuşuyorlar diye masaya yaklaşsa zaten konu hemen okey kavgasına dönüşüyor ve taşlar hırsla masaya vurularak oynanıyor - futbol severler her tarafın cia ajanları ile dolu olduğunu biliyorlar - şimdilik planlar iyi gidiyor - maçlar fikstüre göre sıra ile yapılacak - amerika lig takımlarının stadlarını kapattı - büyük şehirlerdeki halı sahalar bile kontrol altında fakat güney bölgelerinde turizmin yoğun olduğu yerlerde turizm sezonu devam etmekte her taraf turist dolu ve amerikan generalleri askerlerini bodruma salıp onların gevşemelerini ve gece hayatına alışmalarını tabii istemezler ondan bodrumda küçük bir karakol dışında hiç bir amerikan askeri yok - bu sebepten bodrumda halı saha maçları da daha rahat yapılabiliyor - o karakoldaki askerler de bodrum gece hayatının zevkini çıkartıyorlar - fakat bodrumda yapılacak bir spor toto süper lig maçı baştan sona oynansa bile bunun duyulmamasına imkan yok - bir maç yapıldıktan sonra amerikan askeri bodruma gelip yerleşecektir ve tedbir alacaktır - kimse türkiyenin turizm gelirlerine çomak koymak istemez - sonunda maçın didimde yapılmasına karar verildi - fakat daha bazı bürokratik engeller var ve bu bürokratik pürüzler halledilir halledilmez spor toto yeraltı süper liginin fikstür maçları kaldığı yerden başlayacak

aslında muğlanın didim ilçesi öyle futbolla pek alakalı bir yer değil - didimli insanın önem verdiği tek şey emlakçılıktır - sata sata şu didimi bitiremediler gerçi altınkum artık bitti bunun onlar da farkındalar - evet didimde altımkum diye bilinen sahil bölgesinin tamamı son on yıldır parsel parsel ingilizlere satılmış - zaten yeraltı ligimize didimde gelin oynayın diye fiker veren bu futfol sever ingiliz dostlarmımız - altınkum artık altınshire diye biliniyor ingilizler arasında - buradaki her otel pansiyon klüp bar ve iş yeri ingilizler tarafından işletiliyor - didim belediyesi ve türk yönetim ingilizlerden aldıkları vergiyi her yıl biraz daha arttırıyorlar - her vergi artşıyla sanki ingilizlerin hakları da artıyor - artık kendi okulları var - kendi belediyeleri var - ingiliz kanunalarını uygulayan mahkemeleri var - altınshire neredeyse bir özerk bölge haline gelmiş - mesela didimin atatürk bulvarı tapınaktan başlayıp altınkum mahallesinin girişindeki çamlık mahallesine kadar atatürk bulvarı olarak gelir - tabelalara baktığınızda atatürk bulvarında yol aldığınızı görürsünüz - fakat altınkuma adım atar atmaz ingilizler tabelaları değiştirmiş atatürk bulvarının geri kalan kısmı churchill bulvarı olmuş - artık didimliler alışmış ingilizlerle beraber yaşamaya - zaten didimin yerli halkı ingilizler için çalışıyor emlakçılar istisna olmak üzere - altınkumdaki ingiliz malikanelerinde türkler bahçevanlık ve hizmetçilik yapıyorlar - adam toprağını ingilize satmış - çok büyük bir paray sattığını zannediyor - sonra gidiyor bir land rover marka ingiliz yapımı cip alıyor en gösterişlisinden - çocuğunu ingiltereye okumaya yolluyor bir sene sonra bir bakmış kirayı verecek parası bile kalmamış - tarlasını sattığı ingiliz iyi bir insan gel benim kahyam ol diyor o da gidiyor çalışıyor durum bu - türk gençleri futbol oynamadıkları zamanlarda ingilizlerin otellerindde komilik ve garsonluk yapıyorlar - altınkumu işgallerinin bu son aşamasında ingilizler altınkumu bir ingiliz kolonisi yapmaya çalışıyorlar yani resmi olarak bir ingiliz kolonisi yapmaya çalışıyorlar yoksa gayri resmi olarak zaten eski altınkum yeni adı ile altınshire bir ingiliz kolonisi olmuş çoktan - bu amaçlarına ulaşmak için de ingilizler senelerdir bürokratik yollardan çalışıyorlar hem ingilterede hem de türkiyede - türkiyeye çok ilginç bir teklif getirdiler - biz zaten aşırı miktarda vergi veriyoruz ve burada türklere istihdam sağlıyoruz - bize özerk statü verin - ve biz size aynı vergileri vermeye devam edelim - örnek olarak diyorlar ki altınkumu farzedinki ingiliz devleti satın aldı ve konsolosluk olarak kullanıyor - boğazdaki alman fransız ve amerikan konsolosluklarına ait toprakları toplasanız altımkumdan daha büyük bir alanı kaplardı diyorlar - ingiltereye de ilginç bir teklif götürüyorlar - bize küresel holding şirketlerinin vergi vermeden şirket kurabilecekleri bir yer olarak statü verin diyorlar - örnek olarak da ingiliz kolonisi cayman islands denen yeri gösteriyorlar - bu okyanusun ortasındaki adayı küresel şirketler kendi memleketlerinden resmi yollardan vergi kaçırmak için kullanıyorlar - ingiliz şirketi kurup ingiltereye vergi vermek yerine küresel holding cayman islands da bir şirket kuruyor ve vergi vermiyor - tabii dolaylı yoldan ingiliz devleti yine kazanıyor çünkü bürokrasi gereği avukatlar yoluyla bu şirketler yine devlete vergi vermiş oluyorlar - bizim anlayamadığımız karmaşık işler ama bu yerlere offshore vergi cenneti deniyor iş dünyasında ve didimli ingilizler de altınshirei offshore vergi cenneti yapmak istiyorlar - turist cennetiydi şimdi vergi cenneti olacak - ingiliz devletinin aklı yatıyor - ve altınshire e offshore vergi cenneti statüsü verecek kararnanme parlamentodan geçmek üzere - ingiliz dışişleri bakanı tatil bahanesi ile özel olarak altınshire e geldi ve incelemeler yaptı - daha sonra resmi kişiliği ile ankaraya geçti ve temaslarda bulundu - onun da önerisi şöyle altınshirei özerk bölge yapın bizde onlara offshore vergi cenneti statüsü verelip ve bunu kabul ederseniz sizin avrupa birliğine girmeniz için verdiğimiz desteği arttıracaz diyorlar - ayrıca turizm sektörüne bağlı bir yer olmak yerine altınshire finans yolu ile para kazanacak - ve daha da zenginleşecek bir vergileri arttırma imkanınız olacak diye ilginç önerilerde bulunuyor ingiliz dışişleri bakanı

senelerce uğraştıktan sonra ve işte tam da bu amerikanın futbol yasağı koyduğu zamanlarda ve yeraltı ligimizin türkiye dahilinde amerikanın karışamıyacağı bir sahada maç yapmak için uygun bir stad ararken türkiye aşığı ingiliz dostlarımız gelin altınshirede maçları yapın diyorlar - peki altınkumda veya altınshire de uefa ölçülerine uygun stad var mı - ingilizlerin olduğu yerde uefa ölçülerine uygun futbol sahası olmaz mı - ve spor toto yeraltı süper ligimiz şu anda didim altınkumun resmi olarak bir özerk bölge yani bir ingiliz kolonisi olmasını bekliyor - stad kapasitesi az sadece bir tarafında 1000 kişilik bir kapalı tribünü var - fakat çimler muhteşem - ingilizler paraya kıyıp sahaya iyi bakmışlar - zaten sadece ingilizler kendi aralarında maç yapıyorlar - ışıklandırmada çok güzel - peki amerika nasıl farkında olmamış böyle bir sahanın ve gelip yıkmamışlar veya kapatmamışlar - veya çimleri yolmamışlar - türkiye çapında sahaları uydu fotoğraflarından tarayıp bulan amerika nerdeyse sokak arasında taş keleden yapılan sahaları bile biliyor - tabii bu taş kalelerde oynayan çocuklar için bunlar büyük statlar kadar önemli yerler - o ayrı - didimdeki temaslar sırasında altınkumda bira ile kafayı bulmuş ingilizin biri amerikalıların nasıl olup da bu sahaya karışmadığını anlatıyor - kulaktan duyma bir hikaye biraz abartılı olabilir ama gerçek payı var - altınkumun altınshire olarak zaten kendi belediyesi var ya - altınkumdaki doğulu vatandaşlarla ingilizler arasındaki yakınlık zaten biliniyor - kulüpleri işletenler bu doğulu vatandaşlar - amerikan futbol yasağı başlayınca altınshire ingiliz belediye meclisi üyeleri sahalarını kurtarmak için amerikalılarla bir anlaşma yapmışlar - doğu beyzbol liginin ilk takımını biz sponsor edelim ve size doğuda yardım edelim bizim orada zaten kurulmuş teşkilatımız var demişler ve karşılığında sahayı rahat bırakın demişler - amerika altınshire sahasında futbol oynanmasına razı olmuş ama bir şartla sadece ingilizler kendi aralarında oynarlarsa - onun için ne zaman maç yapılsa iki takım da oyuncuların kimliklerini amerikan idaresine bildiriyorlar - zaten ingiliz hanımlarla türkler arasında evlilik olayı bu yüzden artmış - futbol oynamak isteyen gençler hemen bir ingiliz bayanla evleniyor ve ingiliz vatandaşlığına geçiyorlar - genelde bu ingiliz bayanlar 50 60 hatta 70 yaş grubunda olan tonton bayanlar - ama olsun futbol için bu kadar fedakarlık yapılır diye türk aileler yeni gelinlerini bağırlarına basıyorlar - işte altınshire özerk bölge olur olmaz lig maçlarımız kaldığı yerden devam edecek - henüz amerikanın spor toto yeraltı süper liginden haberi yok - cia bile henüz uyanamadı ve maçlar başladığında da iş işten geçmiş olacak

90ıncı dakikada milana karşı penaltı verilmez

sami yenin inşaatı başladı - çimento konusunda amerikalı mühendisler amerikan standartlarından biraz taviz verdiler - çimento fabrikasının patronu da kendine göre taviz verdi ve çimento konusunda problem kalktı - demir ve diğer inşaat malzemeleri de bulundu - galatasaray başkanı elinden gelen yardımı yapıyor - sonuçta sami yeni yeniden yapmak 3 sene en azında sürer - hatta açılması ve orada beyzbol oynanması 7 seneyi rahat bulur - amerikalılar hızlarını bir alsın tamam projeye başladık desinler gerisi kolay - aslantepeden uzak dursunlar önemli olan o - çimento fabrikasının patronu amerikalı mühendisle boşuna para verdiklerini ve kendilerinin çimentonun kalitesini zaten fabrikada uluslararası standartlara göre ölçtüklerini söyledi - sonunda mühendisler gitti ve üçüncü sevkiyatdan sonra yine yüzde doksan kumlu standard inşaat çimentosu yollamaya başladı bizim patron - zaten artık sevkiyat kamyonlarla yapılıyor hazır çimento olarak geliyor ve amerikalı mütahhitlerin istediği şekilde hortumlarla dökülüyor - inşaat ilerliyor - şu anda herkes memnun - amerikan başkanına istanbul yankees arena eski adı ile ali sami yen stadyumunun inşaatının başarı ile devam ettiği raporu verildi - beyaz saray hazırladığı basın toplantısında büyük beyzbol projesi diye adlandırdıkları bu amerikan hayat tarzını dünyaya yayma projesi veya amerikanın futboldan büyük intikam alma projesi give adları da olabilecek bu projeyi new york times başlık olarak verdi - türk medyası da kendilerine göre yorumlayıp okuyucularına sundular - fakat avni akerde durum hiç de iyi değil - amerika türkiyede bu proje için bulundurduğu birliklerin en büyük bölümünü trabzonda tutuyor - hatta başkan amerikan kongresinden trabzona gönderilmek üzere yeni birlikler istedi - ve bu birlikler de yakında gelecek - başkan yardımcısı ve onun ortağı olduğu mütahhit şirketi ihaleyi aldı - ihaleyi alacağı belliydi de israilin istediği yüzde 15 hisseyi vermek için böyle sanki ihale yapılmış numarası yapıldı - hep demokrasi uğruna tabii - müteahhit şirketin ileri gelenleri ve israilli şirketin ileri gelenleri trabzona geldiler - fakat malzeme bulamıyorlar - trabzon tüccarı ve iş adamları amerikan ve israil ile işbirliği yapmaya yanaşmıyor - israil şirketinin yerli değil bir israil şirketi olduğunu zaten herkes biliyor bir amerika kanmış o da işine geldiği için kanmış veya başka çaresi olmadığı için - bizim çimento şirketinin patronuna da gelip sordular - kapasitemi aştım sami yene ancak yetişebiliyorum diye negatif cevap verdi - istese yapar da - avni aker hikayesi bütün türkiyede biliniyor hiç bir türk iş adamı ne kadar para canlısı olursa olsun avni aker de şehit olanların kanı üstüne para kazanmak yapmak istemiyor - müslümanlığa yakışmaz böyle bir şey - sonunda amerikan başkanı yine parlak bir fikir üretiyor ve yardımcılarına diyor ki - arkadaşlar dünyadaki tek süper güç biziz yapamıyacağımız bir şey yoktur - yeter ki kafaya koyalım - evet başkanım diye kafa sallıyor başkanın timi - boğazlardan geçebilecek en büyük şilebimiz hangisi onu bulun ve inşaat malzemesi ile yükleyip trabzon limanına yollayalım diyor - başkanım muhteşem bir fikir bu fakat biz resmen trabzonsporla savaş halinde değiliz türkiye spor toto süper ligi ile de savaş halinde değiliz savaş halinde olmadığımız için sivil gemilere el koyamayız diyor - iyi o zaman türkiye spor toto süper ligine savaş açalım diyor başkan - biz de süper gücüz türkiye spor toto ligi de süper bir lig diyor - başkanım siz basketboldan iyi anlıyorsunuz ama henüz futbol bilginiz aynı seviyede değil ve zaten bundan sonra olması gerekmez çünkü biz büyük amerika imparatorluğu olarak futbolu yer yüzünden sileceğiz doğru dedin çok doğru - türkiye spor toto ligi süper lig olarak bilinir ama avrupa ligleri ile kıyaslarsak aslında 7ince ve 8inci sırada ancak olabilir - avrupanın asıl süper ligi ispanya ligidir - bu arada yardımcılar arasında küçük bir tartışma yaşanır bir tatsız bir tartışma ama hikayenin gerçekçiliği açısından burada vermemiz gerekiyor - olur mu yaa - sen nasıl ispanya ligini adanın liginin üstünde dersin diye ingiliz yanlısı bir yardımcı karşı çıkar ispanya ligi taraftarına - başka bir danışmanda alman ligini beğenmektedir ve çok kızmıştır bundesliga dururken ne ispanya ne ingiltere liglerinin hesabı sorulur - başkan gayet soğukkanklı - arkadaşlar bu konu cianın rahatlıkla çözebileceği bir konu tartışmaya gerek yok - işte cia dan arkadaşıma hemen rica ediyorum araştırın bakalım son 25 senenin şampiyonlar ligi en çok hangi ligden çıkmış - başkanım boşa uğraşmayın ingiliz ligi avrupanın süper ligidir - ingilizler ayrıca bizim en vefalı müteffikimizdir - başkan alınır biraz - ben futboldan anlamam ama bu son lafını duymamış olayım amerikanın tek dostu vardır o da israildir - israil ligi yaramaz yaa – arkadaşlar kendinize gelin - madem türkiye süper ligine savaş açamıyoruz resmen o zaman boğazlardan geçebilecek en büyük gemiyi bulun ve parası neyse verelim ve kiralıyalım - başkanım bu gemilerin güzergahların yıllar öncesinden karar verilir ve öyle pat deyince bu çapta bir gemi bulunmaz - arkadaşlar amerika dünyadaki tek süper güçtür ve istediğimiz her şeyi yapabiliriz yeterki kafaya koyalım - toplantı bitmiştir - herkes çıktıktan sonra başkan başkan yardımcısına döner - bill ben enerji dolu ve pozitif bir tim kur demiştim sana kim o ikide bir olmaz diyen her dediğime karşı çıkan danışman - atın bir daha katılmasın bu toplantılara pozitif enerjisi olan birini bulun - atamayız sayın başkanım israilin adamı o - ne - duydunuz başkanım - israilin adamı dokunulmazlığı var - hatta ben sizi uyaracaktım ona o kadar sert çıktınız ki şu anda bibi arayıp israil şirketlerin hisselerini yüzde 20 ye çektiğini söylerse şaşmam - başkan düşüncelere dalmıştır - ama israilin amerikanın tek dostu olduğunu söyledim ya - evet evet o açıdan puan topladınız bravo - sonuçta bu kadar kötü durum ha - evet başkanım durum vahim aslına bakarsanız - ciayı kontrol eden üst tabakanın hepsi yahudi - bunlar amerikada doğdukları halde onların asıl memleketleri israildir - sadece israilin menfaatini düşünürler - vay be nasıl bu duruma gelmişiz - isterseniz cia ya sorun bir araştırsınlar - bill kara mizah esprine gülebilsem gülerdim ama bu ciddi bir konu - gerçekten de ciddi bir konu - sizden önce ki başkanlara bir bakın - richard nixon bu durumun ilk farkına varan başkandır - o kadar tecrübeli bir politikacı olmasına rağmen beyaz saray ve cia da üst düzeyde kontrol etmeye başlayan yahudilere karşı açıkça tavır almıştır - nixon hem ciadan hem de yahudi beyaz saray danışmanlarından israil yanlısı taraflı bilgi aldığının farkına varınca açıkça ne bu ya bundan sonra yahudi danışman sayısını azaltın bana amerikanın menfaatleri doğrultusunda danışmanlık yapacak insanlar istiyorum deyince - sayın başkanım - size soruyorum - ne oldu kendisine - başkanlıktan azledildi - evet amerikan parlementosunu kontrol eden yahudi vekiller başkan nixonu punduna getirip başkanlıktan attılar - sizden önce clinton sayın başkanım filistinlerle yakınlaşır gibi tavır alınca ne oldu kendisine - evet neredeyse o da başkanlığı kaybediyordu - evet yahudi bir parlementer beyaz saraya bir stajyer kız atattı ve bu kıza onun seviyesinde kimsede olmayan beyaz saraya istediği gibi giriş çıkış izni veren bir kimlik kartı verdi - kim bu yahudi mebus - new york mebusu ismini vermiyeyim - new york zaten yahudi şehri - başkanım kennedy olayın ise hiç açmayalım isterseniz - evet açmayalım - sayın başkanım israil lobisinin şu anda uğraştığı önemli bir proje var - bu projeyi size söylemeye çekiniyorum çünkü bu projeye karşı çıkacak olursanız sizinde başınıza nixon ve clintonun başına gelenler gibi şeyler gelebilir - neymiş bu proje - madem israr ediyorsunuz söyleyeyim - israil lobisi ve kongredeki yahudi vekiller yeni bir amerikan bayrağı tasarlamışlar - bu bayrağa göre şimdiki amerikan bayrağındaki yıldızlar israil bayrağındaki yahudi yıldızı olacak - yani bizim bayrağımızdaki 50 ayrı birleşik devletleri simgeleyen yıldızlar yahudi yıldızı ile temsil edilecekler - bu da senin kara mizah anlayışının bir ürünü mü - hayır başkanım bu gerçek - alttan alta yeni bayrağımız diye bu konuda çok ciddi çalışmaları var - başkan iyice düşünceli - gerçekten de yahudi lobisinin bu projesine karşı çıkacak olsa amerikan medyasını kontrol eden yahudiler yine hüseyin barak obama müslümandır lafını ortaya atacaklar ve seçmenleri korkutmaya çalışacaklar ve ikinci döneme seçilme ümidim kalmaycak - başkan sonunda yardımcısına dönüp yani israil amerikaya artık siz bizim bir kolonimizsiniz diyor - başkanım amerikayı içerden ele geçirmişler - holivud zaten başladığından beri yüz senedir yahudi propagandası yapıyor - new york dediğiniz gibi medyayı kontrol ediyor onlar da yahudi - projenin daha devamı var - başkan şaşkınlıkla bakar - nedir devamı- george washingtonun yahudi olduğunu iddia ediyorlar -başkanının ağzı açık kalır - israil de bir üniversitede yapılan bir araştırmada washingtonun peruğundan alınan bir saçın genetik incelemesini yapınca washingtonda anne tarafından tarafından yahudi kanı olduğunu bulmuşlar - nasıl olur ya - olur başkanım - hayır nasıl olur derken - işte bak washington resmi o duvarda asılı ne görüyorsun - bildiğimiz meşhur washington portresi - orijinali mi bu yoksa kopyası mı - bilmem ama orijinali olmalı - bill esprileri kes artık - dikkatli bak - ilk amerikan cumhurbaşkanını taktığı peruk peruktur - yani bill sayin yardımcı başkan o washingtonun kendi saçı değil - peruk demek zaten bu demek - başkanım bu bir detay - yahudi lobisine ve mossadın pazarlama gücüne sizin mantık tartışmanız sökmez - sonuçta george washington yahudi olduğuna göre amerikanın da bir yahudi devleti olduğunu söylüyorlar ilk yahudi devleti de israil olduğu için ve israilin de kutsal topraklarda olduğu için amerikanın israil devletinin bir uzantısı olduğunu savunuyorlar - ilginç - başka diyecek bir şey bulamıyorum - dahası var - washingtonun yani bulunduğumuz şehrin ismini yeni kudüs olarak değiştirilmesini istiyorlar - başkan sonunda yardımcı başkana sus işareti yapar - bu konuşmaların bibinin kulağına gitmesini istememektedir - demekki cia da artık mossadın bir uzantısı olduğuna göre kendi beyaz saraydaki ofisinde konuşulanların dinlendiğinden şüphesi kalmamıştır - havadaki gerginliği dağıtmak için başkan yardımcısı eski konuya döner - sayın başkanım size istabul boğazında geçebilecek en büyük geminin Kerkis 5 gemisi olduğunu söyleyebilirim - amerikanın bütün gücünü kullanarak şimdi fransanın marsilya limanında demirlemiş olan ve hemen hemen bütün yükünü boşaltmış olan bu gemiyi kiralayıp ismini de George Washington olarak değiştirdikten sonra hemen çimento demir ve diğer inşaat malzemeleri ile yükledikten sonra trabzona doğru yola çıkmasını sağlayacağım - bravo ya - yardımcı başkan çok büyüksün - denizcilik bilginin bu kadar iyi olduğunu bilmiyordum - sağolun başkanım - siz toplantıda avrupa ligleri geyiği yaparken ben iphonumda googlea sormuştum - her şeyi cia ya sormamız gerekmiyor ya ha ha - güzel güzel haklısın iyi araştırmışsın - çok beğendim bu fikri - sadece gemininin ismini avni aker diye koysak ve demokrasi uğruna barış malzemeleri ile yüklü bir gemi olarak lanse etsek - haklısınız başkanım - gemiyi george washington diye adlandırıp milliyetçiliğimizi gösterirsek israilden tepki alabiliriz - en iyisi - süper beyzbol diye adlandırsak - başkanım geminin adını bizim pazarlama bölümüne bırakalım - evet yine haklısın - sen olmasan ben ne yapardım - amerika ne yapardı başkanım - ha ha çok doğru

böyle neşeli bir şekilde başkan yardımcısı oval ofisten çıkmak için kalkar ve kapıya yaklaşır ve başkanın telefonu çalmaya başlar - başkan da başkan yardımcısı da bir an birbirlerine bakıp katıla katıla gülmeye başlarlar - sayın başkanım özel hattınız çalıyor - ha ha ha sayın başkan yardımcısı sakın bibi olmasın arayan ha ha ha - artık iki başkanın da sinirleri boşanmıştır bir komedi oynuyorlarmış gibi hareketler yapmaya başlarlar - başkan sanki telefona cevap veriyormuş gibi eline kulağına götürür - hav ar yu bibi - yok yok umarım ciddiye almadın bütün konuşmalarımız şakaydı tabii tabii şakalaşıyorduk canım - israil amerikanın tek dostudur - israil orta doğudaki tek demokrasidir - bibi biz seni çok seviyoruz ha ha ha - telefon hala çalmaktadır - sonunda gülmeyi kesen ilk siyahi amerikan başkanı ciddi başkan tavrını takınır ve telefona cevap verir - amerikan birleşik devletlerinin ilk siyahi başkanı hüseyin barak obama konuşuyor - size nasıl yardımcı olabilirim - yardımcı başkan artık gülmekten kırılmaktadır - aa berlusconi sen misin - çok sevindim sesini duyduğuma - bizde başka biri arıyor zannetmiştik - ne haberler - karın nasıl - hala seni aldatıyor mu ha ha ha - başkan başkanlık koltuğuna yıkılır ayaklarını masasının üstüne uzatır - bibi olmasın da kim olursa olsun - hem berlusconi çok kafadar bir liderdir - karısı hakkında yaptığı espri hakkında berlusconiden kendi karısı hakkında yapacağı açık saçık bir espriye gülmeyi beklerken berlusconinin çok ciddi olduğunu farkeder - ne o silvio diye sıcak bir tavır takınır - yine grevlerle başın derttemi yoksa - obama listen to me diye berlusconi ingilizce konuşur - yani türkçeye çevirirsen obama bak bana - gibi bir laf - veya obama dinle beni - ama tabii daha da türkçeye çevirirsek başkan bozması obama aç kulağını ve sana söyleceklerimi iyi dinle gibi bir tercüme çıkıyor ortaya ses tonunu ve satır aralarını da hesaba katarsak - zaten obamada berluschoninin bir şeye bozulduğunu anladı neredeyse karınla kavgamı ettin diye bir önceki esprisinin üstüne bir tane daha yapacaktı ama son anda vaz geçti - ve obama artık direk hattını kullanmamaya karar verdi - obama dinle beni - obama hala bunun arkasından bir espri gelecek mi diye bekliyor - yanımda çok iyi arkadaşım adriano var o da sana selam söylüyor - bu da tehdit gibi bir laf sanki bir mafya filminde robert de niro telefon ediyor ve bak yanımda kim var o da sana selam söylüyor diyor - o kimse kim ama bela biri olduğu belli - başkan ahizeyi eliyle kapatıp yardımcısına soruyor - bibi değil berlusconi bu ya - adriano kim bir baksana google da - yanında adriano diye biri varmış bana selam yolluyor ne cevap vereceğim - ben araştırırken sen de ona selam söyle - başkan yardımcısı iphonunda hemen berluschoni ve adriano diye arayınca milanın yardımcı başkanı adriano galliani çıkar - hemen başkana durumu anlatır - başkanım berluschoni italya liginin en büyük takımlarından milanın başkanıdır - milan sadece italya ligi serie a değil dünyanın en büyük takımlarından biridir - milan inzighanın takımı ya bak youtube de inzighanın şu frikikten attiğı golü sana göstereyim - büyük takım şu milan - maldinide orada oynardı ama 2009da jübilesini yaptılar ve 6 numarası emekliye ayrıldı - başkan sinirlenir kısa kes ya - başkanım işin özü şu - berluschoni sizi milanın futbol kulübünün başkanı olarak arıyor italyan başkanı olarak değil - onun için işler ciddi - dikkatli konuşun - başkan da ciddileşir kendini toparlar ayaklarını masadan kaldırır karşısında milanın başkanı ve başkan yardımcısı vardır - obama dinle - tamam silvio dinliyorum ne söyliyeceksen söyle - bu türkiye de olup bitenler kulağımıza geliyor - bildiğin gibi - galatasaray bizle oynayacağı şampiyonlar ligi maçını koyduğun futbol yasağı yüzünden oynayamadı ve bizde hükmen kazandık - tamam galatasarayı zaten rahat yenecektik hem evimizde hem de deplasmanda - silviocuğum bundan zaten şüphem yoktu - obama sen futbol dan ne anlarsın bizim galatasarayla görülecek hesabımız var ve sen buna engel oldun - 1999 da ali sami yende şimdi sizin beyzbol stadı olarak yaptığınız ali sami yende - silvio orası şimdi istanbul yankees arena - sözümü kesme obama - galatasaray bizi ali sami yende 3-2 yendi - hakem 90ıncı dakikada penaltı verdi hakan şükür kafaya yükseldiğinde bizim adam itmiş onu - futbolda olur böyle şeyler dedik sineye çektik o bahtsız hakem hakemlik kariyeri orada bitmiş oldu - 90ıncı dakikada milana karşı penaltı verilmez - verilmez silvio - obama futbol öğren de ondan sonra konuş - ve biz o kritik maçta yenildik ve galatasaray uefa kupasına gitti ve sonra da uefa şampiyonu oldu - o penaltı olmasaydı uefaya biz gidecektik - galatasarayı hükmen yenmek bize yakışmaz - tabii tabii hiç yakışmaz - obama duy beni - türkiye spor toto süper ligi ile serie A mukayese edilmez - seri a futbolun en iyi oynandığı ligdir - futbolu italyan takımlarından iyi oynayan yoktur - ama ben ve kardeşim gibi sevdiğim adriano senin bir nato devletinin futbol liginin kapattırmanı çok anlamlı buluyorum - sana nasihatım şu eğer aklından italyan liglerine ve serie a ya dokunmak gibi bir fikir geçiyorsa bu fikrinden hemen vazgeç - yapamazsın - yok öyle bir fikrimiz yok - obama ben sizi iyi tanırım türkiyeden başlayıp orada bu işleri öğrenip ondan sonra avrupaya yayılacaksınız - demokrasi diye beyzbol diye futbolu öldüreceksiniz - futbol ölümsüzdür - futbol demokratiktir - futbolu dünya yüzünden silmek yerine futbolu öğrenin - bu konuda size yardımcı oluruz isterseniz - futbol size karşı değil siz futbola karşısınız - her neyse - sayın başbakan erdoğan benim iyi arkadaşımdır ve onlara her türlü yardımı yapacağız - amerikanın futbol macerası türkiye spor toto ligi ile başlayıp türkiye spor toto ligi ile bitecektir - silviocuğum futbol – obama futboldan başlatma bana - seni italyan başkanı olarak aramıyorum - milanın başkanı olarak arıyorum - adriano da yanımda o da sana selam söylüyor - italyan futboluna karışmayı aklınızdan geçirmeyin - en kısa zamanda türkiye spor toto ligini serbest bırakın türkiyede futbol oynamayı serbest bırakın - türk takımları özellikle galatasaray bizim önemli rakiplerimizden biridir biz rakiplerimize saygı duyarız - önemli olan futbol - her zaman onların yanındayız - şampiyonlar ligi de uefa da bu sene türkiyeden hiç bir takım katılmadan yapılmıştır sönük geçmiştir - bu bir daha olmasın - başkanın artık gülecek hevesi kalmamıştır - biraz önceki gülme krizinden gözleri hala yaşlıdır - onları siler - bu sefer de berlusconinin sert çıkışından dolay ağlıyormuş gibi görünür - amerika demokrasi ve beyzbolu eksik olan her ülkeye demokrasi ve futbolu getirecektir - demokrasi saplantınız bizi ilgilendirmez - futbol konusunda ise a. c. milan olarak futbolun yasaklanmasına karşıyız - özellikle dost ülke türkiyede ve futbolun bu kadar sevildiği bir ülkede - bay bay obama

senin ne işin var padişahım viyana kapılarında

düğün şölenleri topkapı sarayında yapılıyor - antalya kundudaki topkapı sarayında değil istanbul topkapıdaki topkapı sarayında - başkanın kızı sinem başarılı bir iş kadını - marmara üniversitesi grafik tasarım bölümünden mezun olduktan sonra bir yıl galatasaray aş de stajyer olarak çalıştı daha sonra new york da columbia üniversitesinde işletme ve pazarlama üstüne master yaptı ve daha new york yıllarında yaptığı organizasyonlarla dikkat çekti ve oradayken aynı okulda okuyan vip turizmin veliahtı kurt ile tanıştı - ve işte sonra evlenmeye karar verdi - kendi düğününü üç yıldır organize ediyor bu iş için özel bir pazarlama şirketi kurdu ve düğününü organize ederken kurduğu ilişkileride daha sonra iş geliştirmek için kullanmayı planlıyor - zaten topkapı fikri de onun bir fikriydi ve topkapının kapılarını kendi düğünü için açtırabilmesi ve bill clintonu türkiyeye getirebilmesi mutlaka bunlar u2 yu türkiyeye u2 nun ihtiyarlık döneminde getiren ve bu sanki büyük bir olaymış gibi pazarlayan şirketlerden daha önemli bir başarı - bütün bunlar sinemin organizasyon konusunda ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor - türkiye böyle bir düğün görmedi - ve belki de bir daha hiç görmeyecek - ne başbakanın kızı - ne hakanın ne de emrenin düğünleri bu seviyede idiler - sinem çıtayı öyle bir yükseltti ki bundan sonra türk kızları kendilerine bu seviyede düğün yaptıramayan damatlara epey sitemlerde bulunacaklar - düğünün masrafları doğal olarak galatasaray başkanının büyük servetinden gelsede bütün organizasyon baştan sona sinemin bir eseri - gerçekten de chealseanin düğününden de daha çok ses getirecek bir düğün olacak bu zaten davetlilerden çok gazeteci ve medya var - medya sadece türk medyası değil avrupadan ve dünyanın her yerinden gelmişler - ve nihayet düğün zamanı geldi - topkapının bahçesi sanki osmanlı zamanında bir sünnet düğünü gibi süslenmiş - tabii sinem bütün bunları araştırmış her şey otantik - istanbulun bütün sosyetesi burda - artık krem dö la krem dedikleri o tabaka var ya işte onlar burada - amerikan generali ve hanımı da burada - onlar amerika krem dö la krem değil hatta sosyete bile sayılmazlar sonuçta bir asker ailesi - fakat istanbula amerikan ordusu ile birlikte girince istanbul sosyetesinde insanın itabarı artıyor nedense - ve işte eski başkan mister bill clintonu taşıyan siyah araç ve arkasında korumalarını taşıyan araçlar geldi - önce korumaları indiler arkasında eski başkan ve çevresindekiler indiler ve gelin ve damat tarafından özel olaral karşılandıktan sonra türkiyenin topkapı uzmanı rehberlerinden meydana gelmiş bir akademik tim amerikalı misarfirlerimizi haremin halka açık olmayan en gizli odalarını gezdiriyor - gururlu baba ve galatasaray başkanı ve uluslararası başarılı iş adamı kızın başarılarını amerikalı mütehait iş adamlarına anlatıyor onlarda kendi çocuklarından bahsediyorlar şakalaşıyor - başkan amerikan arkadaşlarını antalyaya golf zevklerini tatmin için daha büyük ve daha lüks bir uçak alacağını söylüyor - gülüşüyorlar - ali sami yenin inşaatını tartışıyorlar - düğün pürüzsüz bir şekilde devam ediyor - ilerleyen saatlerde bağdad köşkünde muhteşem manzara karşısında nobelli yazarımız orhan pamuk ile bill clinton konuşmaktadır - eski amerikan başkanı orhan pamuk veya nobel edebiyat ödülü gibi şeylerden haberdar değildir - eski amerikan başkanının son okuduğu kitap kendi hatıralarıdır - onu da kendi yazmadığı için kendi hayatını öğrenmeki için ilgi ile okumuş ve vay ben neymişim diye kendi başarıları ile gurur duymuştur - fakat eski başkanın çevresinde ona çevre olsun diye devamlı bir çevre yapan insanlar vardır - bunlar başkanın gittiği her yerde önceden ayarlanır - o memleketin genç ve kültürlü bayanları arasında en güzel ve en alımlıları seçilir ve başkanın çevresinde güzel bir atmosfer oluştururlar ve orhan pamuk gibi meşhur kişileri ona tanıştırırlar - zaten önce orhan pamuğun ajanı başkanını çevresine yaklaşıp nobelli yazarımızı eski başkana tanıştırmak istediğini söyleyerek başkanın çevresin haber vermiştir - onlar da orhan pamuğun ajanı ile yaklaştığını görünce onu karşılamışlar ve eski başkan ile türkiyenin yetiştirdiği en büyük yazar diye tanıtmışlardır - ondan sonra da orhan pamuk başkanla konuşurken ajanı elinde makinesi bir meşhur yazarın başkanla samimi görüşmesini görüntülemiştir - eski başkan alışkındır bu tür geleneksel pazarlama metodlarına - galatasaray başkanı kendi direk olarak yaklaşır - sonuş olarak o gelinin babasıdır - hem eski başkan clinton hem de nobelli yazarımız orhan pamuk galatasray başkanını içtenlikle tebrik ederler bu muhteşem düğün için - orhan pamuğun new york da yaşayan hintli yazar sevgilisi de yanındadır çok ince ve zarif bir hanımdır - bu arada generalin karısı da orhan pamuğu görür ve romanlarının bir hayranı olduğunu ve imzalaması için benim adım kırmızıyı uzatır - bu akşam orhan pamuğun ajanı iyi çalışmaktadır - her türlü kültüre meraklı olan generalin hanımını esir almış ve bu kitabı imzalatması için vermiştir - generalin karısı ile orhan pamuk Şekürenin iç dünyasını tartışırken - eski başkan clintonla yalnız kalan galatasaray başkanı - yalnız derken eski başkanın çevresindeki cıvıl cıvıl hanımları saymıyoruz tabii - clintondan istediği bir şey olduğunu söyler - clinton eğer ondan istediği bir şey varsa ajanı ile görüşmesini tavsiye eder - çünkü clintonun her gittiği yerde yaptığı işe göre ücreti bellidir - eğer konuşma yapacaksa alacağı bellidir - sadece bir organizasyona katılacaksa ücreti ona göre bellidir - amerikan devletinde bir ilişki kurmasını isteyenleri zaten clinton nazikane bir şekilde redetmektedir - eğer zenginlik kelimesini anlamsızlaştıran petrol zengini bir arab şeyhi iseniz o başka o zaman ona göre de tarife var - hele karısı ile politik konularda ilişki kurmasını isteyenlere eski başkan çok gıcık kapmaktadır - clintonun sevdiği işler barış konulu işlerdir - o bir memlekete gitsin ve insanlar onu görmekten mutlu olsun ve barış duyguları ile dolsunlar bu eski başkana yetiyor - zaten daha eski başkan carterin gitmeye vakit olmadığı yerlere şimdilik clinton zevkle gidiyor ve barış görüşmeleri yapıyor - galatasaray başkanı lafı uzatmadan ne istediğini söylüyor - galatasaray başkanı ajanlarla falan uğraşacak biri değildir - eski başkanın ajanımla görüş lafına alınsa bile yine de anlayışla karşılıyor - bu arada generalin karısı gelir clintonun elini sıkar ben de size oy vermiştim der - tanışmaktan memnum oldum der ikiside - başkanın önemli sorusu şudur - dünya kupasında amerikanın ghanaya yenildiği maçta sizi gördüm der - siz bir futbol seversiniz - öyle değil mi - başkan çevresindekilere yalnız kalmak istediğini belli eden bir işaret yapar ve onlar da yavaş yavaş dağılırlar sanki birden bire manzaranın aniden farkına varmışlar gibi birbirlerine birinci boğaz köprüsünün ışıklarının boğazın üstünde bir inci gerdanlık olduğunu söylerler - eski başkan clinton burada der şu anda futbol konuşmak istemiyorum - general veya karısı duyabilir - sizi zor durumda bırakmak istemem - yok yok sayın eski başkan generalle benim aram çok iyidir - o da yavaş yavaş futbolun zevkine varmaya başlıyor - galatasarayın uefa kupasını nasıl kazandığını hikaye eden bir dvd hazırlayıp ona hediye ettim - fatih terimdşen çok etkilendi amerikalı olsaydı çok başarılı bir general olurdu dedi amerikan ordusunun fatih terim gibi generallere ihtiyacı var dedi - evet dedim fatih terim adanalıdır futbolculuğu da öyleydi - sahada da bir lider di diye anlatmaya başladım ama general sözümü kesti adanasporun stadı hakkında sorular sormaya başladı ben de mecburen konuyu değiştirdim tabii - anlıyorum - general çok süperdir - benim savaşlarımda da önemli görevler vermiştim ona - başkan futbol konusuna devam eder - futbol türkiyede yasak ama nasıl oluyor da amerikada hala futbol oynanıyor - buna anlam verimiyorum - sizin fikriniz nedir bu konuda sayın eski başkan - eski başkanın her soruya cevabı hazırdır - her soruya zaten o kim olursa olsun soruyu soran ve soru ne kadar saçma olursa olsu - çok haklısınız diye başlar - böylece karşısındaki insanın gönlünü alır ve sizde eski başkana karşı bir laf söylemeye çekinirsiniz - sizde deneyin bakın çok etkili bir konuşma tarzıdır - zaten çoğu türk kocaları bunu bilir - adam karısı ne dese karıcığım çok haklısın der ve uyuklamaya devam eder - çok haklısın dostum - bu felfsefi bir konu aslında - çok haklısın - amerika demokrasinin dünyadaki tartışmasız lideridir - bütün dünya memleketleri israil hariç tabiiki amerika kendilerine demokrasiyi öğretsin diye heyecanla beklerler - amerika şimdi ıraktan çıktı - lütfen bize gel demokrasiye açız diyen bir sürü memleket var - amerikan askerlerini sevgi ile kuçaklamak isteyen demokrasiye aç memleketler bunlar - çok sayın dostum senin sorun aslında çok güzel bir soru - amerika bu kadar demokrasi seviyorsa neden amerikada demokrasi yok diye soruyorsun aslında - amerika da neden açlık var - amerikada insanlar neden fakir - halk neden bu ağır vergiler altında eziliyor - halk mutsuz - bunun neresi demokrasi - diyorsun - amerikan başkanının seçimi bir komedi diyorsun - en çok parası olan kazanıyor - ondan geçtik amerikan başkanını cia seçiyor - çok sevgili yardımcı başkanım ve arkadaşım al gore başkan seçilemedi neden çünkü cia istemedi - sayın başkanım sizin söylediklerinizden de sanki amerikanın büyük beyzbol stratejisinin cianın bir projesi olduğu gibi bir anlam çıkıyor - amerikan eski başkanı hmm diye biraz düşünür - manzaraya karşı döner - köprünün ışıkları pırıl pırıl - köprüde her zaman ki trafik sıkışıklığı araçlar öyle kalmışlar - eski başkanın çevreside hala manzaraya bakıp kendi aralarında konuşuyorlar - sadece bu gece için mi buradayız - sana kaç para ödüyorlar - dolar mı ödeyecekler euro mu - eski başkan çok ihtiyarlamış gibi - bunları duymayan eski amerikan başkanı galatasaray başkanına dönüyor ve bu büyük beyzbol projesinden kim çıkar sağlıyor ona bak dostum diyor - sorunun cevabını orada bulacaksın - galatasaray başkanı bu akşam çok efkarlı kızı evleniyor ondan clintona karşı açılıyor acaba diyor büyük ortadoğu projesinden çıkar sağlayanlarla büyük beyzbol projesinden çıkar sağlıyorlar aynı mı sayın eski başkanım diyor - eski başkan da duygusal o da kendi kızını düşünüyor ne kadar güzel bir gece keşke chelsea ve hillary de burada olsaydı çok hoşlarına giderdi - sayın başkanım chelseanin düğününü duyduk - size epey bir pahalıya patladı - evet doğrudur - tek kızımız için hiç bir fedekarlıktan kaçmayız - ama dostum topkapı sarayında evlenmek ne demek ne kadar güzel bir şey - kızın çok şanslı - osmanlı imparatorluğu amerikadan önceki en büyük impratorluktur - amerikayı romaya benzetirler - evet çok haklısın dostum fakat ben osmanlı amerikaya benziyor demedim - büyük bir imparatorluktur dedim - umarım amerika daha uzun yıllar dünyanın süper gücü olarak devam eder - her imparatorluk gibi amerikan imparatorluğu da bir gün çökecektir - hiç de öyle görünmüyor - sevgili dostum amerikanın galatasaraydan çok borçu vardır - sayın başkan esprilerinize hayranım - benim dönemimde galatasaray şirketleşmesine önem verdik şimdi artık tek holding olarak devam ediyoruz - bütün harcamalarımız bir disiplin çerçevesinde yapılmaktır - bu sene galatasaray tarihinde ilk defa transferden 18 milyon euro kazandık - çok iyi çok sevindim bunları duyduğuma - benden duymuş olma ama amerikayı bir gün içinden fethedenler olacaktır o zaman amerikanın işi bitmiş demektir - o zaman sayın başkanım eğer bir memleketi fethetmenin tek yolu o memleketi içinden fethetmekse bir memleketin bütün kalelerini yıkmak o memleketi fethetmeye yetmez - çok haklısın dostum futbola bir gönderme yapıyorsun galiba - amerika bütün stadlarımızı yıksa yine de futbolu yokedemez diyorsun - evet amerika stadları yoketmekle futbol ruhunu yok edemez - o zaman amerika türkiye spor toto süper liginin içine mi girsin ligi içinden mi fethetsin - ancak o zaman ligimiz yıkılır - tavsiyen bu mu - tavsiyem bu olamaz - benim demek istediğim amerika bir memleketin binalarını ve stadlarını kırıp dökmekle ne demokrasiyi getirebilir ne beyzbolu - amerika futbol tutkusunun ne olduğunu hala anlayamadı bence - bill clinton o en arkadaş tavrıyla galatasaray başkanının omuzuna elini koyar onu bağdat köşkünün mermer pervazlarına çeker şu anda ikiside iki arkadaş gibi birinci boğaz köprüsüne bakmaktadırlar - boğazın inci gerdanlığı üstünde trafik hala kıpırdamıyor - sayın dostum çok haklısın demokrasi falan palavra - nasıl ki osmanlı devleti büyümek için yeni yerler fethetmek zorundaydı ve büyüyemediği zaman yıkıldı amerika da aynı öyle amerika da devamlı büyümek ihtiyacındadır fakat amerika kendisini yeni dış pazarlar açarak büyümek mecburiyetinde bizim kapitalist sistemimiz bunu gerektiriyor - amerika imal ettiği mallar için yeni pazarlar bulmak mecburiyetinde ondan hep yeni memleketlere girip kendimize pazar açmamız gerekiyor - evet gerçekten de öyle - ama osmanlı imparatorluğu konusunda sizinle aynı fikirde değilim - evet osmanlılar büyümek için yeni toprak kazanmak mecburiyetindeydiler - ama osmanlının çöküş nedeni amerikanın gelecekteki çöküş nedeni ile aynıdır - içinden vurdular osmanlıyada ha - evet - kim - kadınlar - kadınlar mı - evet kadınlar - osmanlı geleneğinde padişahlar hep avrupadan kadın alırlardı - bu kadınların isimlerini türkçeleştirip haremlerine katarlardı - harem dedinde sevgili dostum - evet muhteşemdi harem - çok bilgili rehber arkadaşlar bizi gezdirdi - neredeyse bir osmanlı padişahı gibi hissettim kendimi - sayın başkanım - sonuçta bu yabancı kadınlar padişahların annesi idiler ve pahişahlara avrupa zevklerini aşıladılar - fatih sultan mehmet bir savaşçıydı - osmanlı bu saray yerleştikten sonra bir saray imparatorluğu oldu - ve padişahlar saraydan çıkmaz oldular - avrupa müziği dinlemeye ve avrupa tipi giyinmeye başladılar ve sarayın idaresi kadınlara geçti ve kadınlar da osmanlının menfaatlerinden çok kendi memleketlerinin menfaatlerini düşünüyorlardı - önceki pahişahlar viyana kapılarını zorlarken avrupalı kadınlarla evlenmiş daha sonraki padişahlar saraylarında mozartın müziğini dinleyip vals yapmaya çalışıyorlardı - senin ne işin var padişahım viyana kapılarında sen barbarmısın bak şu müziğin güzelliğine gel dans edelim vals edelim gibi - eski amerikan başkanını galatasaray başkanının kızını evlendirdiği bu akşam efkarlanıp içkiyi biraz fazla kaçırdığını anlamıştır - adam osmanlı tarihçisi kesildi birden bire - fakat galatasaray başkanı osmanlı tarihi üzerine akademik diskurunu çekmeye devam ediyor ve giderek padişahlar saraydan çıkmaz oldular ve avrupa ilerlerken osmanlı çöktü - amerikalı eski başkan çok haklısın sayın dostum diye söze başladı yine aslında karşındaki sinir eden bir alışkanlılmış - sayın dostum çok haklısın çünkü bu çok ilginç bir tez - tarih olarak eminimki en ufak bir geçerliliği yok ama keşke sevgili obama burada olsaydı ve bu söylediklerini duysaydı - bir memleketin içinden alınmasını ne pahasına olursa olsun önlemek gerekir - vatanserverlik bunu gereketirir - sayın eski başkanım sizin daha vaktinizi almak istemem - kızımın düğününe geldiniz şeref verdiniz - her zaman bekleriz - bir gün sizi galatasaray maçına da davet etmek kısmet olacak inşallah - çok haklısın inşallah bak aman sus general ve aşırı kültürlü hanımı yaklaşıyorlar futbol konuşmayalım - eski başkanının çevresi tekrar yaklaşırlar - general ve karısı da geldi ve kültürlü kadın clintona mutlaka istanbul moderni gidip görmesi gerektiğini söylüyor - kadın kendini istanbulun kültür bakanı zannediyor - galatasaray başkanının kızıda babasını uygun bir mesafeden izliyordu ve konuşmanın bittiğini anlayınca hemen geldi koluna girdi ve herkesin tekrar tebriklerini kabul ettikten sonra beraberce avluya doğru yürümeye başladılar - canım babacığım çok teşekkür ederim

avni akerin yeni ismi mutlaka trabzon babe ruth arena olacaktır

ali sami yenin veya yeni adı ile istanbul yankees arenanın kaba inşaatı bitmek üzere - artık ali sami yen diye bir stat yok - nasıl olsa yıkılacaktı ve yıkıldı - şimdi sadece istanbul yankees arena var - galatasaray nostaljisi yaşamak isteyen zaten youtube den galatasaray kliplerini seyredebilir eğer hayatını tehlikeye atmakta bir sakınca görmüyorsa - youtubeün yasak olması önmeli değil - youtubee girmek problem değil başbakan bile youtube seyrettiğini söylemişti - asıl uyulması gereke futbol yasağıdır - bunu halkın anlaması gerekir - ama futbol aşkı ile yanıp tutuşan taraftar hayatını hiçe sayabiliyor - amerika türkiyedeki futbol yasağını uygulamaya sonuna kadar kararlı - futbolla ilgili hiç bir sitenin türkiye sızmasına izin vermiyorlar - büyük beyzbol projesi dahilinde futbol yasağını youtube yolu ile çiğnemeye cesaret edenleri yakalamak için cia google ile anlaşıp türk futbol takımları ile ilgili bütün videoları fişlemiş - türkiyeden biri youtube girip eski günleri hatırlamak istese ve galatasaray barcelona maçı klibini seyretmek için tıklasa anında ne oluyor - google senin bilgisayar numarını ciaya bildiriyor cia hemen türk telekomdan senin adresini alıyor ve saatler sonra amerikan askerini karşında görüyorsun ve o sırada kapının arkasında durumu dinleyen komşuna doğru nefretle bakıyorsun - ihbar ettiler diyorsun - hayır seni komşun değil google ihbar etti - o kadar güvendiğin google şirketi seni ihbar etti - eder - google ve cia işbirliği bilinen bir olay - google cia işbirliği diye google da arıyorsun ve bu dediklerimizin doğru olduğunu görüyorsun - cia ve googleun işbirliği googleun kuruluşuna kadar gidiyor - googleun kurucularına daha onlar stanford üniversitesinde talabeyken ve bu arama motorunu daha yeni yeni geliştirirken onlara ilk parayı veren kim - cianın silikon vadisinde teknoloji şirketlerine sermaye verip destekleyen bir paravan şirket - cia ve google birbirlerine bu kadar yakınken ve youtoube googlea ait olduğuna göre bir insanın youtube de futbol seyretmesi için çok saf olması gerekir - artık youtube de maç seyreden o çocuğu ve ailesini kimse kurtaramaz 2 3 tane güzel gol seyredecem diye kendi hayatını tehlikeye attı ve bile bile amerikan yasaklarını çiğnedi ve bu demokrasi sevdalısı büyük ülke ve onun dev arama motoru şirketi türkiyedeki futbolsever çocuğu bir sineği ezer gibi ezecekler - üstelik aynı israilin yaptığı sadece suçlu bulunan çocuk değil bütün aile yok ediliyor - bu aile için artık çok geç - türk futbolu için şehit düşen bir aile daha - ve eskiden terör olaylarının olduğu 1980lerde en azından gazeteler her gün cianın kaç öğrenci öldürdüğü yazarlardı - bugün artık amerikan ordusu sabaha karşı gelip infazını yapıyor ve bunu komşulardan başka kimse duymuyor - ne televizyonda ne gazetelerde bu amerikanın futbola karşı terör eylemleri haber olarak medyaya yansıyor

bu arada amerika nihayet avni aker için gerekli çimentoyu eski adı v kerkis olan şilebe yüklediler geminin gerekli bütün evraklarını tamamladılar lyods of london da sigorta işlemleri yapıldı ve şilep trabzon limanına doğru yol alıyor - şilebin yeni adı babe ruth - beyaz sarayın pazarlama bölümü düşündü taşındı ve babe ruth adında karar kıldı - amerikanın büyük beyzbol projesi bağlamında bir beyzbolcunun ismini amerikanın kurucusu george washingtona tercih ettiler -evet babe ruth bir efsanevi beyzbol oyuncus ama türkiyede babe ruthun kim olduğunu bilen var mıdır - amerikada galatasarayın efsanevi golcüsü metin oktayı bilenler türkiyede new york yankeesin efsanevi oyuncusu babe ruthu bilenlerden daha fazladır gibi bir değerlendirme belki doğrudur - sayısal olarak doğru olmasa bile fikir olarak ne demek istediğimizi açıklar - amerika metin oktayı bilmediği gibi türkiye de babe ruthu bilmez - türkiyede herkes metin oktayı bilir amerikada herkes babe ruthu bilir - kültürler çok değişik - biri futbol kültürü diğeri beyzbol kültürü - babe ruth da kimmiş - tercüme edersek bebek ruth oluyor - bu isim türkiyede tutulmaz dersek amerikanın pazarlama bilgisini küçümsemiş oluruz - hata bizde - babe ruth gemisi boğaza vardığında 3 ay sonra türkiyede babe ruth kimmiş bilmeyen kalmayacak - amerikan pazarlamacılığı budur işte - halk babe rutha baba rus diye ad takmış olacaktır - çünkü türkçemizde th sesi yok - türkiyede çocukluktan ingilizce dersi almış insanlar bile zar zor th sesini çıkartabiliyorlar ve amerika türkiyede pazarlamak üzere ismi ruth olan birini seçiyor ve türkler de adamın ismini baba rus olarak türkçeye çeviriyorlar - bu sefer bu rus propagandası oldu - ruslarda mı beyzbol oynarmış gibi bir soru çıktı ortaya - en baba beyzbol oyuncusu rusmuş falan gibi bir yanlış markalaşma olayı var ortada - veya olabilir - henüz gemi okyanusu geçmekle meşgul - türkiyede bunu bilen yok - çimento yüklü kuru yük gemisi eski adı ile v kerkis yeni adı ile babe ruth adlı bir geminin trabzona doğru yol aldığından kimsenin haberi yok ne türkiyede ne trabzonda - devletin üst düzeyindekiler mutlaka bilir ama onlarda stratejik nedenlerden bu bilgiyi medyaya yansıtmazlar

babe ruth marsilyada demirlemişti fakat amerika fransadan çimento yükleyemedi - fransa zaten amerikaya gıcık - uzun zamandır bu böyle - amerika ne zaman fransadan asker istese fransa mutlaka önce bir hayır der - sonra belki asker yollar belki yollamaz - fransız cumhurbaşkanı sarkozy berluschoninin yakın arkadaşı ne zaman sarkozy italyaya gitse veya berluschoni fransayı ziyaret etse karısı carla bruninin berluschoninin metresi olduğuna dair dedikodular çıkar medyada - bu dedikodular körüklemek için berluschoni carla bruniyi dudaklarından alenen öper falan - fakat tam bir fransız olan sarkozynin umurunda olmaz - fakat berluschoni fransa dahil olmak üzere bütün avrupa birliği dostlarını amerikanın türkiyedeki futbol yasağına karşı dikkatli olmalarına karşı uyarmıştır - amerikanın niyeti futbol yasağını bütün avrupaya yaymak ve belki de böylece de euronun dolara karşı değerini tamamen düşürmektir - sarkozy de ismi babe ruth olan bir amerikan gemisinin marsilya limanında çimento ile yüklenmeye çalıştığını duyunca durumu hemen anlamış ve berluschoniyi arayarak fransa hesabına puan toplamıştır - bravo sana sarkozy diye berluschoni ona iltifat etmiş ve telefonda obamaya attığı fırçayı gülerek anlatmıştır - sarkozy aslında fransız çimento sanayi bu olayı duyunca nasıl olurda böyle bir fırsatı teptiğini ona soracaklardır ve grev yaparak ondan taviz koparmaya çalışacaklardır - ama her şey para ile ölçülmüyor - iyi bir futbol sever olan sarkozynin zaten son dünya kupasında fransının fiyaskosu ve anelkanın antrenör ile kavga etmesi gibi nedenlerden morali bozuk - fakat sarkozy takım memlekete döner dönmez konuyla şahsen ilgilenmiş ve anelkanın gerekli şekilde cezalandırılmasında büyük rol oynamıştır - berluschoni ile bu konularda da dertleşen sarkozy biz fransa olarak futbol düşmanı amerikalı yankinin gemisini marsilyada çimento ile doldurmasına izin vermeyiz diye konuşmaya son noktayı koymuştur - berluschoni de bu dünya futbolu için güzel haberi medyaya dağıtınca amerika avrupanın hiç bir yerinden çimento alamaz olmuştur - yani sonuçta babe ruth okyanusu aşıp amerikaya dönmüş ve orada çimento yüklenmiştir - şu anda bahama bandıralı eski v kerkis yeni adıyla babe ruth kuru yük şilebinin kargolarındaki her çimento torbasının fiyatı piyasa fiyatının kimbilir kaç katı olmuştur - böyle bir hesabı bu hikayeyi anlatanın yapacak kadar çimento sanayinde uzmanlığı yoktur - ama bir geminin boş olarak avrupadan amerikaya gitmesi orada çimento yüklenip okyanusu tekrar aşması - bunlar pahalı olaylar - her halikürda amerika trabzona çimentoyu getirecektir ve bahama bandıralı eski v kerkis yeni babe ruth gemisi trabzon limanına doğru yol almaktadır - avni akerin yeni ismi mutlaka trabzon babe ruth arena olacaktır - bu kadar pahalı amerikan çimentosu kullandıktan sonra artık hem geminin hem de meşhur amerikan beyzbol oyuncusunun ismi verilir mutlaka bu yeni yapılacak türkiyenin istanbul yankees arenadan sonraki ikinci beyzbol stadına - aslında berluschoninin bu konudaki titizliği sayesinde babe ruth gemisinin varlığı ve ne amaçla nereye gittiği bütün dünyada duyulmuş oldu - türk televizyonu da geniş yer ayırınca trabzonspor taraftarı ve yönetimi amerikanın büyük beyzbol projesi kapsamında yaptığı bu son inisiyatifden haberdar olmuş oldu yoksa gemi trabzon limanına yanaşana kadar bu durumdan haberleri olmayacaktı - trabzonspor kurmayları geminin durumunu internette daha da bir araştırdılar ve babe rutha amerikan donanmasının eşlik ettiğini öğrendiler - eşlik eden donanma gemilerinin en büyüğü nimitz sınıfı george h w bush supercarrier tabir edilen uçak gemisi - bu bilgiyi alınca trabzonspor kurmaylarının gözleri doldu - keşke avni aker kardeşimiz şu anda yaşıyor olsaydı dediler - keşke görseydi amerika ne gibi masraflara giriyor trabzonlu avni akerin stadını yıkıp onu beyzbol stadına çevirmek için - trabzonspor kurmaylarının asıl gözlerini yaşartan bu nimitz sınıfı uçak gemisinin trabzon limanına gelecek olması - bu insanlar denizci insanlar - doğrudur kanları bordo mavi akar ama onların kanları karadeniz kadar tuzludur - hayran oldukları bir gemi sınıfı trabzona gelecektir - bu geminin şanına uygun bir karşılama töreni yapmalıyız diye bir fikir atılır ortaya - sonra boğazdan geçebilirmi diye tartışılır tabii geçer köprülerin altından geçebilirmi geçer geminin boyutlarını zaten herkes ezbere biliyor - her kes diğerinden çok bildiğini ispat etmeye çalışıyor - boğazdan geçmesine geçer de rusyayla yapılmış anlaşmalar var askeri gemilerin boğazdan geçebilmeleri için uymaları gereken eski anlaşmalar falan gibi tartışma uzayıp gidiyor ama trabzonsporun bu en zor gününde bile nimitz sınıfı bir uçak gemisinin trabzona gelecek olması heyecan yaratmıştır - tartışma bütün heyecanı ile devam ederken trabzon başkanı ve yardımcısı ve genel sekreter yerlerinden kalkarlar arkadaşlar siz bu konuyu tartışmaya devam edin yarın bize rapor verirsiniz unutmayın biz burada beyzbol konuşuyorduk diyorlar ve üç kurmay başkanın odasına çekiliyorlar ve ne yapılması gerektiğini konuşmaya başlıyorlar - cianın adamlarının trabzonsporun içlerine kadar girmiş olma ihtimali mutlaka var - trabzon başkanı o yüzden hızlı düşünüp nimitz sınıfı george w h bush uçak gemisini burada törenle karşılamalıyız gibi bir fikri ortaya attı ve bu konuda hazırlıklara da başlayacak - fakat trabzonspor nimitz sınıfı george w h bush uçak gemisinin trabzon limanını ziyaret etmesine karşı sıcak baksa bile - babe ruth denen çimento yüklü geminin trabzon limanına ulaşmaması lazımdır

genel sekreter şöyle bir fikirle başlar bu gizli toplantıya - somali kıyılarında korsanlar vardır - bu korsanlar babe ruth tipi büyük gemilere binmekte ve kaptan köşküne çıkıp gemiyi kontrol altına almaktalar ondan sonra da gemi sahiplerinden milyonlarca dolar aldıktan sonra gemiyi terketmeteler - bu korsanlar bir anlaşma yapılsa - olmaz gerçekçi değil - neden gerçekçi olmasın - somaliden aldığımız bir forvet vardı iki sezon önce - o kadar para verdik ama verim alamadık - sonra istanbul büyükşehir belediye spora kiralamıştık - onunla konuşalım - yok olmaz - trabzonspor amerika değil biz bir futbol klübüyüz korsanlarla ne işimiz olabilir - gemi ne zaman geliyor - geminin nerede olduğunu biliyoruz - uydu resimleri satan özel şirketler var - onlardan biri ile anlaştık - google maps üzerinde geminin yerini tam olarak gösteriyor - internette bakabiliriz - evet işte şu babe ruth şilebi hemen arkasında george w h bush - sadece george bush deselermiş olmuyormuymuş - yok olmaz o zaman baba bush mu evlat bush mu bilemezdik bu baba bush - her neyse onun arkasından da dizilmiş destroyerler geliyor - bayağı ciddiye alıyor amerika bu konuyu - daha bizim göremediğimiz şeyler de var - mesela neler - denizaltılar - şüphesiz tabii - denizaltılar önden gidiyor olmalılar - denizaltı demekki ha - onlarda boğazlardan geçecekler mi - bilemiyoruz neden geçmesinler - rusların bu konuda ne düşündüğünü çok merak ediyorum - yani rus ligiyle mi irtibat kuralım - yok yok o manada değil amerikan donanmasının karadenize doğru geldiğini duyunca rus donanması hemen karadeniz de gövde gösterisi yapmaya başlar - rus filosundan böylece tepki alan amerikan donanması da inadına karadenize daha hızlı gelmeye başlar - bunlar hep daha önce yaşanmış şeyler - bizim elimizde olan bir şey yok - neden olmasın - eskiden yoros kalesinden karşıda rumeli yakasında bulunduğu söylenen bir kaleye denizden bir zincir gerildiği rivayet edilir - biz de böyle bir şey yapsak anadolu kavağı ile rumeli kavağı arasında bir zincir çeksek - babe ruth karadenize giremezdi - yahu bu gelen ceneviz kalyonu mu - 315 metro boyunda ve 50 metre genişliğinde çimento yüklü devasa bir şey hangi zincir bunu tutabilier - kırar geçer - 3 avni akeri uc uca eklesen bu gemiye koyabilirdin

son söz

bundan sonra ki kitapta hikaye devam ediyor – super ligi bitiremiyen amerika bir cia-mossad ortak operasyonu ile hakemleri satın alarak maç kazanma fikrini geliştiriyor - nasa teknoloji harikası bir top geliştiriyor o topu denemek için amerikan ve israil milli takımları maç yapıyorlar - bu akıllı top amerikalıların istediği gibi hareket ediyor sanki görünmez bir güç onu rakip kaleye çekiyor - fizik kanunlarını geren falsolar alıyor — ama top karşı taraftayken de sanki gülle gib ağırlaşıyor - amerikalılar nihayet maç kazanmaya başlıyorlar falan filan

ben bu hikayeyi yazdığımdan beri ne futbolcular gelmiş geçmiş türkiyeden - allaha şükürler olsun ligimiz hala devam ediyor - amerika da sanki futbolu biraz öğreniyor gibi yani türkiyeye beyzbolun ve demokrasinin girmesi zor gibi görünüyor

–the end–